Hangi istiklal vardır ki, ecnebilerin nasihatleriyle, ecnebilerin planlarıyla yükselebilsin?.. Tarih böyle bir hadiseyi kaydetmemiştir.

Kemal Atatürk






         Arama   başlık  












 

Genç
Cumok

 






 

 

 


· Anasayfa
· Hakkımızda
· Duyurular
· Etkinlikler
· Arşiv
· Galeri
· Dosyalar
· PolitiKanal
· Politika Kitaplığı
· Yazarlar
· Güncel
· İç Politika
· Dış Politika
· Ekonomi
· Kemalist Devrim
· Karşı Devrim
· Jeo-Strateji
· Orta Doğu
· AB
· Bilim-Teknoloji
· Kültür Sanat
· Toplum

· FORUM


· Anketler
· Dosyalar
· Haber Arşivi
· Haber Gönder
· İstatistikler
· Tavsiye Edin
· Yorum ve Öneriler
· Üye Bilgileri



-  Anket  -

Amerikan uşakları bundan başka kimi gözaltına almayı düşünüyorlardır?

Beni
Chavez'i
Karl Marx'ı
İsmet Paşa'yı
Marko Paşa'yı
Gülhane parkındaki Ceviz ağacını
Ferhan Şensoy'u
Anıtkabir Özel Defterini
Bütün Atatürk büstlerini



Sonuçlar
Anketler

Toplam Oy 229


Sayfadakiler

Şu an sitede, 7 ziyaretçi ve 0 üye bulunuyor.

Henüz üye değilseniz, Buraya tıklayarak ücretsiz kayıt olabilirsiniz.

Üye Girişi
Üye Adı

Şifre

Hala hesabınız yok mu? Hemen açabilirsiniz. Kayıtlı bir kullanıcı olarak tema yönetici, yorum ayarları ve isminizle yorum gönderme gibi avantajlara sahip olacaksınız.

Editörden
Demir Büyüközkan

Zamanı geldi!

Uzun süren suskunluğumuza artık son vermeniz zamanı geldi, aksi takdirde çok geç olacak.
Herkeste aynı soru: "Tamam bir şeyler yapmak gerekiyor artık. Ama ne?" İşte size bazı öneriler..


Devamı için tıklayın..


Güncel: KİM DUR DİYECEK?

AKP'YE MUHALİF HERKES
TEKER TEKER
İÇERİ ALINIYOR!

BU
AMERİKAN KÖPEKLERİNE
DUR DİYECEK
"HALK"
NEREDE?

Gönderen: kemalistpolitika Tarih: 01.07.2008 Saat: 18:36 (41 okuma)
(Devamı... | 1 yorum | Güncel | Puan: 5)



Ic Politika: Türkiye'nin Yön Duygusu Kalmadı
Güçsüz devletler, güçlerini yükseltmek için bir süreliğine de olsa denge politikası izleyebilirler. Türkiye'nin yön duygusunu yitirmiş plansız durgunluğunda denge politikasını sürdürmek zayıflıkta ısrar anlamına geliyor...

Mısır ve Ürdün'ün devreden çıkmasından sonra, Türkiye'nin İsrail ile Suriye arasında arabuluculuğa soyunduğu, "imparatorluk bakiyesi" sözünü dilinden düşürmeyenlerin, Büyük Ortadoğu Projesi'nde ve Medeniyetler İttifakı'nda eşbaşkan olmakla övündüğü bir süreçte, yakın ve uzak tarihi bir kez daha okumakta yarar vardır. Yarar vardır çünkü yön duygusunu yitirmiş bir dış politika anlayışı söz konusudur. Yarar vardır çünkü siyasi hedef saptama ve buna uygun stratejiler geliştirme konusunda başarısızlığı müseccel bir yönetim işbaşındadır. Yarar vardır çünkü iç politika, dış politika ve ekonominin birbirinden bağımsız ele alınamayacağı bazı çevreler tarafından henüz yeterince öğrenilmiş değildir.

Gönderen: kemalistpolitika Tarih: 01.07.2008 Saat: 18:25 (29 okuma)
(Devamı... | 9420 byte kaldı | yorumlar? | Ic Politika | Puan: 5)



Dıs politika: Latin Amerika'da birlik
Son yıllarda Latin Amerika'da birlik arayışları dikkat çekiyor. Son olarak Güney Amerika Uluslar Topluluğu (UNASUR) ile AB benzeri bir yapılanmaya gidilmesi kararlaştırıldı. Tek para birimi, tek merkez bankası, enerji ve ulaşım hatlarının birleştirilmesi, ortak parlamento gibi konularda uzlaşma sağlandı. Bolivya ve Venezuela gibi ülkelerin birlikteliği askeri pakta dönüştürme girişimleri de sürüyor.

Güney Amerika Uluslar Topluluğu ya da kısa adıyla UNASUR Arjantin, Brezilya, Kolombiya, Guyana, Paraguay, Uruguay, Bolivya, Şili, Ekvator, Peru, Surinam ve Venezuela'nın bir araya gelerek oluşturduğu uluslarası yeni bir blok. Bazı kimseler, 8 Aralık 2004'de Cusco, Peru'da kurulan bu bloğun Avrupa Birliği'nin bölgesel yapılanmasını örnek aldığını öne sürüyor.

UNASUR toplantısının aslında Kolombiya-Cartagena'da yapılması planlanmıştı; ama, Venezuela, Ekvator ve Kolombiya arasındaki bazı sorunlara dayanan bir diplomatik kriz yüzünden, blok 23 Mayıs'ta, Brezilya'da toplandı.

Gönderen: kemalistpolitika Tarih: 01.07.2008 Saat: 18:20 (31 okuma)
(Devamı... | 7237 byte kaldı | yorumlar? | Dıs politika | Puan: 5)



Ekonomi: Allanıp Pullanan Bir İktidar: AKP
Ülkenin idaresindeki yetersizlik iyice kendini göstermeye başladı... Uluslararası Para Fonu'nun hesaplamalarına göre satın alma gücü paritesi bakımından 15, Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla yönünden ise 17. büyük ekonomi olduğumuz söyleniyor. Hesaplama yönteminde Avrupa Birliği sistemine geçilmesi sebebiyle böyle bir durum değişikliği ortaya çıkıyor...

Ekonomisinin yarısı kayıt dışı olan bir ülkenin böyle bir sıralamadaki yeri size inandırıcı geliyor mu?

Dünyanın en büyük 20 ekonomisinde yer alan Türkiye'nin ithalat ve dış ticaret açığında kırdığı rekorlar neden açıklanmıyor? Neden saklanıyor?

Ankara Ticaret Odası'nın açıklamasına göre İhracat rekorlarıyla övünülen son beş yıllık dönemde Türkiye'nin toplam ihracatı yüzde 197,2 oranında artarken, ithalattaki artış yüzde 230'u, dış ticaret açığındaki artış da yüzde 306'yı buldu.

Hadi gelin de inanın ekonominin büyüklüğüne...

Gönderen: kemalistpolitika Tarih: 01.07.2008 Saat: 18:17 (25 okuma)
(Devamı... | 18903 byte kaldı | yorumlar? | Ekonomi | Puan: 5)



Toplum: Toprak Ağası, Demokrasi ve Travma
Adamlar Toprak Ağası…

Adamlar Şeyh…

Adamlar Şıh…

Adamlar toprağın sahibi…

Adamlar toprağın üzerindeki bitkilerin sahibi…

Adamlar toprağın üzerindeki hayvanların sahibi…

Adamlar toprağın üzerindeki insanların sahibi…

***

Adamlar her zaman her yerde…

Adamlar Padişahın yanında…

Gönderen: kemalistpolitika Tarih: 01.07.2008 Saat: 18:12 (31 okuma)
(Devamı... | 7794 byte kaldı | yorumlar? | Toplum | Puan: 5)



Ic Politika: ‘Sol’da Fethullah Gülen travması
AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat’ın "Cumhuriyet devrimleri toplum üzerinde travma yarattı" sözleri, yeni bir tartışma başlattı.

Fırat’a AKP içinden de tepki geldi. TBMM başkanı Köksal Toptan, ‘utangaç’ bir tavırla, “Bize bugünleri Atatürk sağladı” dedi. Toptan’ın, daha anlamlı ve içeriği daha dolu bir yanıt vermesi gerekirdi. Ancak belli ki; Toptan, Dengir Fırat’ın parti içindeki gücünü bildiğinden meselenin etrafında dolaşmakla yetindi. Malum; Dengir Fırat, Tarım Bakanı Mehdi Eker’e de tüm basının önünde kendisinden özür diletmişti.

AKP’NİN ATATÜRK’LE ‘SAVAŞI’

Her Salı sabahı katıldığım Yön Radyo’daki programda da Dengir Mir Mehmet Fırat’ın sözlerini Murat Taylan’la birlikte ele aldık. RTÜK ölçümlerine göre, yaklaşık 100 – 130 bin kişinin dinlediği programda AKP’nin artık açıktan açığa Atatürk ve devrimlerine “savaş” ilan etmesinin, içine girdiği kriz yüzünden olduğunu söyledim.
Gönderen: kemalistpolitika Tarih: 26.06.2008 Saat: 11:10 (59 okuma)
(Devamı... | 8398 byte kaldı | yorumlar? | Ic Politika | Puan: 5)



Ic Politika: İktidarın Takıyyesi Kalmadı...
Demokrasiye dönük tüm tarihsel süreçte iki çarpıcı olgu göze çarpıyor:

1) Yöntem..

2) İçerik..

En kaba vurgusuyla dile getirmek için diyelim ki kadınlarını insandan saymayan ve en koyu şeriat düzeninde yaşayan bir İslam şeyhliğinde, emirliğinde ya da devletinde darbe oldu.

Darbeciler iktidara geçince Avrupa’nın en ileri demokrasi hukukunu ülkelerinde devlet düzenine dönüştürdüler...

Eylem demokratik midir?..

Yanıt:

Demokratiktir...

Gönderen: kemalistpolitika Tarih: 26.06.2008 Saat: 11:03 (34 okuma)
(Devamı... | 6283 byte kaldı | yorumlar? | Ic Politika | Puan: 5)



Kemalist Devrim: Şerif Mardin ve Cumhuriyet
Şerif Mardin’in Cumhuriyet üzerine ileri sürdüğü yanlış iddialar üzerine...

Prof. Dr. Şerif Mardin, geçen yıl tartışmalar yaratan “mahalle baskısı” kavramının doğru anlaşılmadığını düşünerek bu kavrama daha fazla açıklık kazandırmak isterken şunları söyledi:

“Cumhuriyette iyi, doğru ve güzel hakkında çok derine giden bir düşünce yok... Bizim Cumhuriyet öğretimizde iyi, doğru ve güzeli derinliğine araştıralım diye bir şey yok. Orada binlerce sayfa tartışma bulamazsınız...Öğretmenin dünya görüşünde iyi, doğru ve güzel olmayınca, orada olmayan diğer elemanlar geliyor. Mahallenin kendisine baktığınız zaman, orada gerçekten iyi, doğru, güzel hakkında bir düşünce var. Nedir o düşünce? İslami düşünce tarzı.” (Radikal, 25 Mayıs 2008.)

Prof. Mardin bu sözleriyle, İslami düşünce tarzının cumhuriyet öğretisinden daha iyi, doğru ve güzel bir tarz olduğunu söylemiyor elbette. Onun ileri sürdüğü şey, Cumhuriyetin iyi, doğru ve güzel hakkında İslami düşünce kadar sistematik, kapsayıcı ve derine giden bir öğretisinin bulunmadığıdır.

Gönderen: kemalistpolitika Tarih: 26.06.2008 Saat: 10:50 (32 okuma)
(Devamı... | 11742 byte kaldı | yorumlar? | Kemalist Devrim | Puan: 0)



Ekonomi: USİAD Genel Başkan Danışmanı Yıldız: GAP'ta Başarı Desteğe Bağlı!
'GAP ülkemiz için çok önemli bir bölgede gerçekleştirilmeye çalıştığımız yapısal dönüşüm projesidir. Ülkemiz için ekonomik olduğu kadar stratejik bir önem taşır. Bölgedeki hareketlilik dikkate alınacak olursa GAP'ın bu öneminin gün geçtikçe arttığı görülecektir.'

Ortadoğu'nun en önemli entegre tarımsal projesi olan GAP, yeniden gündeme geldi. Proje kapsamındaki barajların daha çok elektrik üretimi bölümlerinin bitirilmesi, sulamada istenen sonuçların alınamaması, kuraklığın etkisiyle gündeme geldi, hükümet "kaynak arayışına" başladı. Konunun ulusal, bölgesel ve küresel tüm boyutlarını USİAD Genel Başkan Danışmanı ve Su Uzmanı Dursun Yıldız ile değerlendirdik. Yıldız'ın sorularımıza verdiği yanıtlar şöyle:

- Türkiye ve bölge için GAP deyince aklınıza neler geliyor?

Gönderen: kemalistpolitika Tarih: 20.05.2008 Saat: 00:41 (108 okuma)
(Devamı... | 14803 byte kaldı | yorumlar? | Ekonomi | Puan: 0)



Dıs politika: BOP Beyrut'a gömülüyor
Ortadoğu'da Sünni ve Şii karşıtlarını bulan ABD'nin yaklaşımı, Lübnan'da da açmaza girmiş durumda. İsrail'in bölgedeki çerçevesi daralırken, İran'ın etkinliği yükseliyor.

7Mayıs 2008'den itibaren Beyrut'ta yaşananlar, Batı dünyasında büyük bir şaşkınlıkla izlenmeye başladı. Söz konusu durum, hiç kuşkusuz bölge ülkelerini, değişik boyutlarda paniğe sürükledi. Lübnan'ın, ABD öncülüğünde oluşturulan kotalı temsil sisteminde, mevcut başbakan Fuad Sinyora Sünni kökenli bir politikacı kimliğiyle, ABD destekli Sünni-Hristiyan bloğun siyasal angajmanıyla hareket etti. 2005'te suikastte öldürülen eski başbakan Refik Hariri'nin oğlu Saad Hariri ve Dürzi lider Velid Canbulat, en önemli siyasal müttefikleri oldu. Hristiyan Cemayel ailesinin de bu koalisyondaki konumu önemliydi. 9 Mayıs'ta, Hizbullah Müslümanların kontrolündeki Batı Beyrut'a girince yaşanan şok, kayda değerdir. 7 Mayıs'ta, başbakan Sinyora'nın, Hizbullah'ın iletişim kanallarını kesme kararı, Hizbullah lideri Nasrallah tarafından savaş ilanı olarak kabul edildi. 8 Mayıs günü şiddetlenen çatışmaların ardından, Hizbullah 9 Mayıs'ta Batı Beyrut'a girdi, Hariri ve Canbulat'ın evlerini kuşattı.

Gönderen: kemalistpolitika Tarih: 20.05.2008 Saat: 00:35 (172 okuma)
(Devamı... | 10592 byte kaldı | yorumlar? | Dıs politika | Puan: 0)



Dıs politika: Atatürk'ün Dış Politikası
Türk dış politikası içeriksiz 'stratejik ortaklıklara', başka egemen güçlerin sözcülüğünü yapmaya indirgenmiş durumda. Oysa Atatürk'ün dış politikası, ideolojik kökenini Kurtuluş Savaşı'ndan alan, hayalperestlikten uzak, ülke güvenliğini ön plana çıkaran bir yaklaşımı sergiler.

Türkiye'nin dış politikada yaşadığı savrulma ve yön kaybı, gerek bölgedeki gelişmelerle, gerekse AB ve ABD karşısındaki çekingen, etkisiz, edilgen politikalarla doruğa çıkmıştır. Dilinden, "bir adım önde olmak", "reaktif değil, proaktif dış politika" gibi sözleri düşürmeyenler, ülkemizin bölgedeki silikliğini, Büyük Ortadoğu Projesi denen emperyalist projede, Medeniyetler İttifakı adlı dış politika balonunda "eşbaşkanlık" görevi üstlenerek, son olarak da Suriye ile İsrail arasında arabuluculuk yaparak gidermeye çalışmaktadırlar. Ama dış politikayı biraz bilenler, bu son çabanın Türkiye'nin kendi iç dinamikleriyle, kendi kararıyla başlamadığını, işaretin Washington'dan geldiğini bilirler. Başkaları adına arabuluculuk yapanların, -hem de bu kadar çatışmış iki ülke arasında- barışı sağlayabildikleri, tarihte görülmüş şey değildir. Burada Türkiye adına hazin olan, dış politikayı ulusal çıkardan, coğrafyadan, ekonomiden ve askeri güçten bağımsız düşünme yanlışının, ABD'nin "Türkiye'nin stratejik ortağı olduğu" yalanıyla birleşmesi, bunun da kimilerince "başarılı, aktif dış politika" olarak sunulmasıdır.

Gönderen: kemalistpolitika Tarih: 20.05.2008 Saat: 00:29 (107 okuma)
(Devamı... | 9417 byte kaldı | yorumlar? | Dıs politika | Puan: 5)



Toplum: Dokunmak ve Dokunulmazlık Üzerine...
Dokunuşla başlıyor herşey, bir bebeğin dokunşuyla…

"Dokunma", beş duyumuzdan biridir ve insanın sahip olduğu en güçlü sihirdir. Samimiyetimizi anlatmanın en etkin yoludur. Gözler kapalıyken beden dokunarak görür. Birine dokunduğumuzda, onun sırtını sıvazladığımızda, ona ilgimizi göstermiş oluyoruz. Bir öğretmenin öğrencisinin ödevine bakarken başına dokunması ve sırtını sıvazlaması onun cesaretlenmesini sağlar, girişkenlik kazandırır. Kimi zaman  hafifçe değme şeklinde olan dokunma bile sevgiyi çok güzel ifade eder. İnsanın yüreğine ılık ılık meltemler akmasını, bahar sellerinin coşmasını sağlar.

Gördüğümüzün gerçekliğini; taşın sert, pamuğun yumuşak olduğunu onun sayesinde anlarız. Dokunmak, sazın telinde türkü,  ressamın fırçasındaki resim, piyanonun tuşlarında müzik olabilmekte; bilgisayar tuşlarında ya da TV kumandasında ise tüm dünya ile iletişim kurabilmektir. El sıkışta yeni insanlarla tanışmaktır. Unutmamalı, her insan ayrı bir dünyadır. Gözleri görmeyenler için hazırlanmış Braille alfabesinde dokunmak, kitaplar dünyasına dalmaktır.

Gönderen: kemalistpolitika Tarih: 07.05.2008 Saat: 18:39 (106 okuma)
(Devamı... | 7258 byte kaldı | 2 yorum | Toplum | Puan: 5)



Kemalist Devrim: CHP İstanbul Gençlik Kolları'nın 6 Mayıs Bildirisi
Sevgili İstanbul Gençlik Örgütümüz,

Değerli Basın Mensupları,

Bugün Türkiye 68’inin önderlerinden Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan'ı, idam edilişlerinin 36. yıldönümünde anmak ve Tam bağımsızlıkçı, anti-emperyalist, devrimci tutumuyla Türk solunun yolunu aydınlatan 68 kuşağına selam etmek için buradayız!

Bilindiği üzere, 40 yıl önce, bütün dünyada eşitlikçi, özgürlükçü ve sömürüsüz bir düzen talebini haykıran 68 kuşağının Türkiye’deki yansıması batıdakilerden farklıdır. Mustafa Kemal önderliğinde emperyalizme karşı verilen bir savaşla kurulan Cumhuriyetimizin, Türk devriminin kuruluş ilkeleri olan tam bağımsızlık ve anti-emperyalizm, Türk 68’inin de ortak değerleridir. Türk 68’i bir moda akımının ürünü değildir! Türk 68’i yapay bir siyasi hareket de değildir. Dünyada 68 Kuşağının şartları oluşmasaydı bile, Deniz’ler var olacaklardı. Vatan ne zaman işgal sürecine girdiyse kurtarıcısını bulmuştur. Mustafa Kemal de, Deniz Gezmiş de, ülkemizin bağımsızlığını korumak ihtiyacında olduğu zamanlarda beliren, halkın içinden çıkmış devrimci önderlerdir.

Gönderen: kemalistpolitika Tarih: 05.05.2008 Saat: 19:42 (214 okuma)
(Devamı... | 8707 byte kaldı | 2 yorum | Kemalist Devrim | Puan: 5)



Ic Politika: Toprak Satmanın Verdiği Dayanılmaz Cinsel Haz
Önce haberi verelim; "Meclis sabaha kadar çalışıp yabancıya toprak satışının kolaylaştırılması için yeni yasa çıkaracak."

AKP, "İlle satacağım" diyor. Sayısını bilmiyorum. AKP kanun çıkarıyor, satmaya başlıyor. Tam zevkine varmışken, Türk milleti adına karar veren Mahkeme kanunu bir kez daha iptal ediyor. Satılanları kurtarılmış olarak kabul ediyorlar.

AKP "Satacağım Allah, satacağım" diyor. Millet adına Mahkemeler "Olmaz" diyor.

AKP'nin "toprak satma inadını" anlamak için "İnat" üzerine küçük bir araştırma yaptım.

Geçmişte şuur altına bastırılmış isteklerin, yıllar sonra fırsat bulursa renk, şekil ve biçim değiştirerek yeniden hayata geçtiğini öğrendim.

Mustafa Kemal Anadolu topraklarını emperyalizmden kurtarırken, bunlar kaybettikleri inancında idiler. Bunlar kaybettikçe M. Kemal kazanıyordu. Yılların biriktirdiği, şuur altına bastırdıkları kin şimdi "toprak satışı inadı" olarak ortaya çıkıyor.

Gönderen: kemalistpolitika Tarih: 05.05.2008 Saat: 19:22 (131 okuma)
(Devamı... | 4820 byte kaldı | yorumlar? | Ic Politika | Puan: 5)



Toplum: Derin Uyku!
Eski kapı önü sohbetlerinin bol dedikodulu konu komşu toplantılarında, elinde el işiyle, başında beyaz örtüsü ve burnunun ucunda gözlüğü ile görmüş geçirmiş nine ya da yaşlı teyzeler, konu yaşamın çetrefilli, ağdalı içeriğinden ölümün korkulan yalnızlığına gelince, dillerinden dökülen sözcüklerin anlamı katmanlaşan derinliğinin izinde yumurtayı atlatan bir yavru kuşun gün yüzüyle buluşması misali bilinci aydınlatıverir: "Gelimli gidimli dünya, ucu sonu ölümlü dünya."

Tasavvufun başı eğik, vakur ağırlığının sonsuza uzanan izinde kendini arayan ademoğluna, yaşamla ölüm arasındaki çelişkinin diyalektik duyarlığı, basitmiş gibi algılanan bir sözün düşünüldüğünde kendini ele veren mantığı bilincin akıl terazisinde duyumsanır.

Günümüzün dincisiyle dindarı arasındaki fark, bu terazinin samimiyet kefesiyle takiyye ve varlığa olan yaklaşımındaki bakış açısında belirginlesir.

Eskiden nasıldı?
Gönderen: kemalistpolitika Tarih: 05.05.2008 Saat: 19:08 (111 okuma)
(Devamı... | 3566 byte kaldı | yorumlar? | Toplum | Puan: 5)




 

 



Yahoo Group:   http://groups.yahoo.com/group/kemalistpolitikaokulu   İletişim: editor@kemalistpolitika.com
   Sitemiz PhpNuke altyapısına sahiptir
   2007 © Copyright Kemalist Politika.
   Bütün hakları saklıdır.