Kemalist Politika

Politikanın Merkezi

Son Güncelleme03:46:10 PM GMT

Kemalist Politika

WWF: 'İklim değişiklikleriyle mücadele acil bir konudur'

E-posta Yazdır PDF

WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) Genel Müdürü Tolga Baştak, yaptığı yazılı açıklamada, dünya liderlerinin Kopenhag'da 2 derecelik ısı artışının önüne geçebilmek için bir araya geldiğini, ancak küresel ısınmada tarihsel sorumluluğu olan ülkelerin verdiği taahhütlerin, küresel ısınmanın 3 derecenin üzerinde sonuçlanacağını bilimsel olarak ortaya koyduğunu kaydetti.

Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi'nden çıkan sonucun, gezegenin geleceği için büyük bir hayal kırıklığı olduğu görüşünü dile getiren Baştak açıklamasında şu hususlara yer verdi: ''İki yıldır süren iklim değişikliyle mücadele müzakereleri, Kopenhag'da yetersiz, iddiasız ve yasal bağlayıcılığı bulunmayan bir metinde vücut buldu. Söz konusu metinde, finansal akışlar ve ABD mevzuatı dışında siyasi engellerin hiçbiri aşılamadı. Avrupa Birliği müzakerelerde yüzde 20'lik emisyon azaltım taahhüdü ile kendilerinden beklenen liderliği gösteremedi. Amerika yüzde 30 olması gereken emisyon azaltım hedefini 1990 yılı seviyelerine göre yüzde 4 olarak belirledi. Bu taahhütlerle ortaya çıkan metin, küresel ısınmanın 3 derecenin üzerinde sonuçlanacağını ve iklim kirleticisi gelişmiş ülkelerin tarihsel sorumluluğunu yerine getirmekte başarılı olamadığını ortaya koyuyor. Şubat ayında, gelişmiş ülkelerin açıklayacağı emisyon azaltım hedefleri bu süreci daha gerçekçi bir noktaya taşımak için bir fırsat olarak yorumlanabilir. İklim değişikliğiyle mücadele, liderlerin siyasi manevralarını beklemeyecek kadar acil bir konudur, işin kilit noktası siyasi iradenin ortaya konmasıdır. Gelişmiş ülkeler emisyon azaltım hedeflerini 1990 seviyesine göre yüzde 40 olarak belirlemezlerse, 2010 Meksika 16. Taraflar Toplantısında, dünya liderlerini daha zorlu kararlar bekliyor.''

Köy Enstitüleri nedir?

E-posta Yazdır PDF

koy-enstituleriKöy Enstitüleri nedir?

Köy Enstitüleri İlkokullara öğretmen yetiştirmek üzere 17 Nisan 1940 tarihli ve 3803 sayılı Kanun ile açılmış okullardır.

1940 yılından başlayarak, tarım işlerine elverişli geniş arazisi bulunan köylerde veya onların hemen yakınlarında Köy Ensititüleri açıldı. Türkiye'nin her yanında ilkokullara öğretmen yetiştirmek üzere açılmış okullardır. 1946 yılında hükümetin yaklaşan seçimleri yitirme kaygısıyla CHP içinden muhalif milletvekillerinin başını çektiği örgütlü muhalefetin kampanyasıyla, müfredatında ve yapılanmasında kuruluş amaçlarından uzaklaşan değişiklikler yapıldı. İlerleyen yıllarda da, daha önceleri sıkı sıkıya bağlı olduğu "iş için iş içinde eğitim" ilkesinden uzaklaştırıldı.Kominizmin aşılandığı görüşü yaygınlaştı.

Önceleri yaratıcılığın ön plana çıktığı eğitim anlayışının yerine giderek geleneksel, ezberci eğitimin yerleştiği öğretmen okullarına dönüştürülerek 1954'te kapatıldılar.

Neredeyse tüm Anadolu'nun okulsuz ve öğretmensiz olduğu gerçeği gözönüne alınarak, dönemin başbakanı İsmet İnönü'nün himayesinde, Millî Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel tarafından İsmail Hakkı Tonguç'un çabalarıyla köylerden ilkokul mezunu zeki çocukların bu okullarda yetiştirildikten sonra yeniden köylere giderek öğretmen olarak çalışmaları düşüncesiyle kuruldular. Köy Enstitüleri'nin kurulması ve yaygınlaşması konusunda pedagoji uzmanı Halil Fikret Kanad'ın çalışmaları da unutulmamalıdır. Kanad, "köye göre öğretmen" fikrini savunmuştur.

Fakir Baykurt, Talip Apaydın, Mahmut Makal, Mehmet Başaran ve Dursun Akçam gibi önde gelen yazarlar ve düşünürler bu okullarda yetişmişlerdir.

Nedir köy enstitüsü aydınlanması?

* Bize özgü,türk insanının, eğitimcilerinin yaratıcılığının bir ürünüdür.yetiştirdiği öğretmen niteliği hala aşılamamıştır.

* Bu kurumlar, anadolu insanın bağnazlıktan kurtarıldığında nasıl yaratıcı ve üretici yurttaşlar olabileceğinin kanıtıdır.

* Köy enstitülerinde iş içinde, iş aracılığıyla, iş için eğitim anlayışı egemendi.bu anlayış doğaya duyarlı, insana duyarlı, yaşamla bütünleşen, ders kitaplarını ezberleyen anlayıştan uzak, yaşamın içinden kaynaklanan bir eğitim anlayışının tanımıdır.

* Köy enstitülerinde verilen eğitim sonunda yaşamı değiştiren, dönüştüren ,bunu yaparken de kendisi de değişen, insanca değerlerle bezenen, insanca bir dünya yaratmaya kurgulayan yurttaşlar yetiştirmeyi amaçlamıştır ve bunu da başarmıştır.

* Köy enstitüleri, türk insanının eğitim yoluyla kulluktan yurttaşlığa geçiş arayışlarının önemli bir kilometre taşıdır.

* Köy enstitüleri, ilkel tarımdan modern üretime yönelme arayışlarının, çağdaş demokrasiye geçebilmek için özgür yurttaşlar yaratma projesinin adı, yüzyılların karanlığında kalan anadolu köylüsüne insan olduğunun hatırlatılması, cumhuriyet yurttaşı yaratmanın projesiydi. ortaçağı yaşayan anadolu köylerinde uygarlık yaratmanın öyküsüydü.

* Tüm dünyada faşizm rüzgarlarının estiği 1940’lı yıllarda anadolu topraklarında iyiyi, güzeli, insana özgü zenginlikleri ortaya çıkarmanın adıydı köy enstitüleri

* Tüm eğitim süreçlerinde demokratik tartışma süreçlerinin yaşandığı, katılımcılığın yaşayarak yaşandığı, özümsendiği cumhuriyet okullarının adıydı köy enstitüleri.

* Köy enstitüsü eğitim modeli; yönetime katılma, sorgulama ve sorma bilincine, eleştirel düşünme yeteneğine sahip, dünyadaki gelişmeleri izleyip yorumlayabilen, sorunlar karşısında çözüm yolları arayışında hep aklı ve bilimi kullanan çağdaş insanları yetiştirme projesiydi.
* Köy enstitüleri dönemi aynı zamanda anadolu aydınlanmasının yaşandığı bir dönemin adıdır.klasiklerin türkçe’ye çevrildiği, ansiklopedilerin yayınlandığı, konservatuarın kurulduğu, özerk üniversite için adımların atıldığı bir dönemin adıdır.


Kanyak: www.koyenstituleri.net

Bilgisayar alırken yazılım seçimi artık serbest

E-posta Yazdır PDF

Günümüzde satın alınan bilgisayarların çoğu ile birlikte kullanıcıya seçenek sunulmadan satılan Microsoft Windows işletim sistemi, 1.Tüketici Mahkemesi’nin 14 Aralık’ta aldığı karar gereğince iade edilebilecek ve sistemin bedeli faizi ile birlikte kullanıcıya ödenecek. Böylece kullanıcılar bilgisayar satın alırken işletim sistemi seçimini özgürce yapabilecekler.

Linux Kullanıcıları Derneği Onursal Başkanı Doç. Dr. Mustafa Akgülün bildirdiğine göre satılan bilgisayarların çoğu ile birlikte satılan Microsoft Windows işletim sistemini istemeyerek, iade etmek isteyen, ancak iade talebinin reddedilmesi nedeniyle Ankara 1.Tüketici Mahkemesi’ne başvuruda bulunan Pardus Kullanıcıları DerneğiLinux Kullanıcıları Derneği üyesi Avukat Nihad Karslı, 2008 yılında açmış olduğu davayı 14 Aralık 2009 tarihinde kazandı. Mahkeme kararı uyarınca kullanıcının özgür yazılım kullanmak istemesi durumunda, Microsoft Windows işletim sistemi bedeli faizi ile birlikte iade edilecek. başkanı ve

Özellikle sadece özgür yazılım kullanan insanların, satın aldıkları bilgisayar ile birlikte dayatmacı bir üslup ile satılan Windows işletim sistemini bir kez bile kullanmadan çöpe atıyor olması ve bilgisayarların Windows işletim sistemi olmadan satın alınmak istenildiğinde, yetkili kişilerin olumsuz bir şekilde yanıt vermesi, uzun zamandır Linux Kullanıcıları Derneği üyeleri başta olmak üzere  birçok bilgisayar kullanıcısının mağduriyetine yol açmaktaydı. Bu hukuksuzluğu gidermek için Av. Karslı tarafından açılan davada, işletim sisteminin bilgisayarın ayrılmaz bir parçası olmadığı ve tüketicinin tercih etme hakkı olduğunun savunuldu.

Bu davanın sonucu olarak özgür işletim sistemi kullanıcıları gibi yasal işletim sistemi lisanslarına sahip kullanıcılar dava açmak yerine, satıcı firmanın zorluk çıkarması durumunda, mahkemenin verdiği örnek karar ile tüketici heyetine başvurarak, masrafsız bir şekilde istemediği işletim sistemini iade ederek ederini geri alabilecekler. Bu davanın sonucu ayrıca ülkemizde uluslararası firmaların kendi ülke hukuklarına göre hazırladığı son kullanıcı sözleşmelerinin değil, Türkiye Cumhuriyeti yasalarının geçerli olduğunu göstermiş oldu.


Cumhuriyet Bilim Teknik

AB'den DTP açıklaması

E-posta Yazdır PDF

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılan DTP'nin "terör eylemlerini kınamayı ve PKK ile arasına açık mesafe koymayı ısrarla reddetmeyi sürdürmesinden üzüntü duyduğunu" bildirdi.

european-union-dtp-turkeyAB Komisyonu'nun günlük olağan basın toplantısında DTP'nin kapatılmasıyla ilgili bir soruyu cevaplandıran AB Komisyonu'nun Genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn'in sözcüsü Amadeu Altafaj Tardio, "öncelikle geçen hafta PKK'nın kanlı saldırısıyla başlayan, demokratik açılımı tehlikeye sokan son gelişmelerden ciddi endişe duyduklarını" belirtti.

Terör saldırısında hayatını kaybedenlerin ailelerine ve Türk halkına başsağlığı dileklerini ileten sözcü, AB Komisyonu'nun terörü en sert şekilde kınadığını hatırlattı.

"Türkiye'nin güneydoğusu barış, demokrasi ve istikrarla birlikte ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmaya ihtiyaç duyuyor" diyen Tardio, "tüm Türk vatandaşlarının yaşam ve demokrasi standartlarını yükseltmeyi hedefleyen demokratik açılımın on yıllardır süren şiddetin ardından Türk demokratik kurumları çerçevesinde Kürt sorununun diyalogla çözülmesi umudunu artırdığını" kaydetti.

Demokratik açılımın başarısı için tüm siyasi partilerin ve bütün toplum kesimlerinin katılımı gerektiğini vurgulayan sözcü Altafaj Tardio, DTP'nin kapatılmasıyla ilgili şunları kaydetti:
"AB Komisyonu, DTP'nin terör eylemlerini kınamayı ve PKK ile arasına açık mesafe koymayı reddetmeyi sürdürmesinden üzüntü duymuştur. Öte yandan, Anayasa Mahkemesi'nin kararı oy kullanan önemli sayıda bir toplum kesimini, demokratik açılımın başarıyla sonuçlanması için gerekli koşul olan siyasi temsilden mahrum bırakabilir. AB Komisyonu, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ilgili maddeleri, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ve Avrupa Konseyi Venedik Komisyonu tavsiyeleri uyarınca durumu yakından izlemeye devam edecektir. AB Komisyonu, Türkiye'de siyasi partilerle ilgili yasal düzenlemelerin Avrupa standartlarına yükseltilmesi ihtiyacını hatırlatır."

Tardio, Ermenistan'la imzalanan "tarihi" protokollerin ilk adım olduğunu ve bunun parlamentolarda onaylanması gerektiğini de belirterek, süreci bazı endişelerle izlediklerini söyledi.


Cumhuriyet

Kazakistan'ın Türkiye Büyükelçisi Baghdad Amreyev'den Gençlere Altın Öğütler

E-posta Yazdır PDF

Kazakistan'ın Türkiye Büyükelçisi Baghdad Amreyev, bu yıl 3. düzenlenen Jeltoksan Dostluk Kupası maçının ödül töreninde yaptığı konuşmada gençlere öğütler verdi.

nursultan-nazarbayev-turkiye-kazakistanKazakistan'ın bağımsızlığı nedeniyle düzenlenen ve Türkiye'de eğitimlerini sürdüren Kazak gençlerin mücadele ettiği
futbol turnuvasının ödül töreninde konuşan Büyükelçi Baghdad Amreyev, elde edilen bağımsızlığın önemine dikkat çekerek, bağımsızlığın korunması ve geliştirilmesi için çaba gösterilmesi gerektiğini söyledi.

Büyükelçi Amreyev, Jeltoksan Dostluk Kupası'nda dereceye giren takımlara ödüllerini verirken yaptığı konuşmada, Kazakistan'ın bağımsızlığının kazanmasının üzerinden tam 18 yıl geçtiğine işaret etti ve 18 yaşın insan hayatında önemli dönüm noktası olduğu hatırlattı. Amreyev, 18 yaşının insanın kemale erdiği yaş olduğuna dikkat çekerek Kazakistan'ın da devlet olarak belirli bir olgunluğa eriştiğine işaret etti.

Büyükelçi, Kazakistan'ın bugünlere
kolay gelmediğini belirterek, "Şimdi geriye baktığımızda bizim gibi 1991yılında yeni bağımsız olan bir devletin önünde 20 çeşit politika takip etme imkanı bulunduğu tespit edilmiştir. Bu politikaların sadece biri ülkeyi düze çıkarabilmekteydi. İşte Kazakistan bu kritik politikayı görebilmiş ve uygulamaya koymuştur. Bu sayede bugünkü eski Sovyet cumhuriyetleri içinde kalkınmışlıkta en ileri ülkelerden biri haline gelmiştir. Kazakistan'ın şu andaki yöneticileri olarak bizler Kazakistan'ın bağımsızlığının temellerini geleceğe yönelik olarak attık.'' dedi.

Baghdad Amreyev, bu bağımsız ülkenin temellerini sağlamlaştıracak, sonsuzluğa kadar devam ettirecek bir hale getirecek olanların da günümüz gençleri olduğunu belirterek, şunları söyledi; ''Bu bağımsız ülkenin temellerini siz
genç nesiller sağlamlaştıracaksınız. Bunun için çalışmalısınız. Bunun için üç şey yapmalısınız;

1. Tahsillerinizi en iyi şekilde tamamlayarak bilim sahibi olunmalısınız,

2. Orijinal fikir ve maksatlar üretmelisiniz,

3. Vatansever olmalısınız.

Onun için çok çalışın, iyi bir eğitim alınız. Türkiye'de eğitim almak Kazakistan için ayrı bir öneme haizdir. Çünkü, Türkiye Kazakistan'a kardeş, dost bir ülkedir. Tarihimiz, dilimiz, kültürümüz ortaktır. Aynı köklerden geliyoruz. Bu sebeple Türkiye'nin tecrübesini öğrenmek bize çok şey kazandıracaktır. Bundan dolayı Türkiye'de eğitim alan öğrencilerin Kazakistan'da özel bir yeri olacaktır.''

Ekim ayında Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev'in Türkiye'
ye yaptığı resmi ziyaretin çok başarılı geçtiğini de belirten Baghdad Amreyev, ''Bu ziyaret iki ülkenin ilişkilerine büyük bir ivme kazandıracaktır. Türk ülkelerinin en büyük ideali Türk Dünyası'nda birlik ve beraberliğin olmasıdır. Bunun temelleri Nahçivan'da yapılan toplantıda atıldı.'' diye konuştu.


(Son Dakika)

Sayfa 1 - 48

  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  4 
  •  5 
  •  6 
  •  7 
  •  8 
  •  9 
  •  10 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »