Kemalist Politika

Politikanın Merkezi

Son Güncelleme03:46:10 PM GMT

Roubini'nin ağzındaki bakla

E-posta Yazdır PDF

İçinde bulunduğumuz dünya ekonomik krizi 2007 yazında ABD'de mortgage tahvili piyasasinın çökmesiyle patlak verdikten sonra Amerikan medyası tarafından “Krizi önceden bilen adam” olarak bütün dünyaya lanse edilen bir iktisatçı var: Nouriel Roubini.

Tabiî bu kişiyi sizlere tanıtmama gerek olmadığını biliyorum, çünkü ABD için önem taşıyan herhangi bir konuda Amerikan devletinin propaganda aracı Amerikan medyası neyi lanse ediyorsa Türkiye medyasının da aynı şeylerin çığırtkanlığını yaptığını iyi biliyoruz.
roubini-global-crisisAmerikan medyası Roubini’nin reklamını yapmaya başladığı andan beri bu kişinin Amerikan devleti hesabına propaganda yapmakla görevlendirilmiş bir ajan-akademisyon olduğu konusunda hiç kuşku duymadım. Bu konuda artık elimizde yeteri kadar delil de var, ama ben bu tespiti ilk başta nasıl yaptığımı da açıklamayı yararlı buluyorum.

Birincisi, ABD gibi öndegelen bir emperyalist devletin medyasının nasıl çalıştığı hakkındaki genel bilgimden yola çıktım. Günümüzde ABD yönetiminin uluslararası bir hegemonik projeyi uygulamaya koyması önce kendi halkının, ardından müttefik veya bağımlı ülkelerin, daha sonra da dünyanın geri kalanının o konudaki algı, bilgi ve düşüncelerinin sürekli manipüle edilmesini gerektirir. Bu da elbette resmî açıklamalarla değil, bağımsız görüntülü medya aracılığıyla yapılacaktır. Bunun en yakın örneği ABD’nin Irak’ı işgal etmesinden önce Amerikan medyasının kendi halkından başlamak üzere bütün dünyayı 11 Eylül saldırısını yapanların Irak’ta saklandığına ve bu ülkede kitle imha silahları bulunduğuna inandırmaya çalışmasıdır. Amerikan halkının çoğunluğu bu yalanlara inanarak Irak Harekâtına destek vermiştir. Aksi olsaydı bu işgal gerçekleştirilemezdi.

ABD 1990’lardan bu yana sürekli cari açık veren, yani ürettiğinden fazlasını tüketen bir ülkedir. Buna rağmen şimdiye kadar dış finansman sorunu olmamış veya parası cari açığının gerektirdiği boyutta değer kaybetmemiştir. Bu, dünya finans sisteminde doların merkezî bir rol oynaması sayesinde mümkün olmuştur. Bu sayede dünya ekonomisi ve dünya ticaret hacmi büyüdükçe dünyada dolar talebi de otomatik olarak arttığı için ABD yıllar boyunca dış açığını da, bütçe açığını da karşılıksız para basmak yoluyla diğer ülkelerin sırtından karşılayabilmiştir. Bunun olağanüstü bir avantaj olduğu ortadadır. Bu avantajın ortadan kalkması ABD’nin süper güç olmasına son verir. Daha önce de defalarca belirttiğim gibi, mevcut kriz dolar merkezli dünya finans sisteminin sona ermesine yol açacaktır. Dolayısıyla, mevcut kriz sürecinin yönetilmesi ABD için Irak işgalinden çok daha önemli bir konudur, ölüm kalım meselesidir. Bu şartlar altında, Amerikan medyasının bir iktisatçıyı davul zurnayla “kriz kâhini” ilân etmesinin yalnızca o kişinin isabetli ekonomik tahminlerinden kaynaklanmış olması mümkün değildi.

İkinci olarak, mesleğim gereği ekonomik konjonktür araştırma ve yorumlarını yakından izlediğim için Roubini’nin Amerika’da “kriz kâhini “ olarak ön plana çıkartılacak ilk isim olmadığını da iyi biliyordum. Amerikan medyası Roubini’nin krizi 2006’da öngördüğünü yazıyor. (Bu arada benim de 2005’ten bu yana burada ve haftalık bültenimde bu krizle ilgili uyarılarda bulunduğumu biliyorsunuz. Ben bunu Türkiye’de çok kısıtlı imkanlarla yapabilirken New York’un göbeğindeki bir üniversitede bana göre on kat fazla imkanla çalışan Roubini benden 1 yıl sonra krizden bahsetmeye başlamışsa kendisini başarılı saymaya imkan yok. ) Buna karşılık Amerikan yatırım bankası Morgan Stanley’in başekonomisti Stanley Roach en azından 2005’ten beri Amerikan ekonomisindeki kriz potansiyelini küresel bir analiz çerçevesinde ve benim Roubini’de hiç görmediğim bir berraklıkla yıllarca analiz edip yazdı. Ayrıca Roach önemli bir yatırım bankasının başekonomisti olarak Amerikan medyası ve kamuoyu tarafından o zamanlar Roubini’ye göre çok daha fazla tanınmaktaydı. Buna karşılık kriz patlak verince Roach Amerikan medyası tarafından hiç parlatılmadı. Bilâkis, Morgan Stanley onu dünya ekonomik konjonktürünü incelemekle yükümlü olduğu başekonomistlik görevinden alarak Doğu Asya Bölgesi operasyonlarının başına getirdi. Yani terfi etme görüntüsü altında sesi kesildi. Demek ki kişilik olarak ajan-akademisyenliğe elverişli biri değilmiş. Yazılarından ben de fikir namusuna sahip bir insan olduğu izlenimini almışımdır.

Şimdi de asıl önemli konuya, lanse edilip görevine başladıktan sonra Roubini’nin dünya kamuoyunu hangi alanlarda manipüle etmeye çalıştığına gelelim. Yukarıda da belirttiğim gibi, kriz sürecinde ABD için gelişen asıl büyük tehlike doların bütün dünyanın parası olmaktan çıkmasıdır. Bu işin ilk aşaması da doların önemli ölçüde değer kaybetmesidir. (Bunu gerektirecek ekonomik sebepler zaten fazlasıyla olgunlaşmıştır.) Bu değer kaybı esas olarak euro, yen, frank gibi diğer rezerv paralara ve çağların değişmez değer ölçüsü altına göre olacaktır. Bana göre bunlar arasında en tehlikelisi de altının dolar karşısındaki yükselişidir, çünkü bu süreci hükümetlerarası pazarlıklarla manipüle etme şansı yok gibidir.

Öyle anlaşılıyor ki Amerikan devleti “resmî kriz kâhini “Roubini’yi de bu en hassas konuda, doların değerinin korunması konusunda görevlendirmiştir. Kısacası Roubini’nin kriz kâhinliği önemli oranda abartma ve şişirme, doların değeri dışında söyledikleri ise dolgu maddesidir.

Şimdi delilleri görelim: Roubini 2008 Ekiminin ilk günlerinde, yani doların diğer rezerv paralar karşısında büyük değer kayıplarından bir türlü kurtulamadığı bir dönemde bütün dünya merkez bankalarını 1.5 puanlık faiz indirimi yapmaya çağırdı. Sayın profesöre göre bu yapılırsa dünyanın resesyona girmesi engellenebilirdi! O zaman da burada yazmış olduğum gibi, bu saçma bir görüştü. Ancak ekonomi konusunda medyadan edinilmiş sığ bilgilere sahip biri buna inanabilirdi. Belli ki Roubini’nin asıl arzusu ABD dışındaki diğer büyük merkez bankalarının da faiz düşürmesiyle Fed faiziyle bunlar arasındaki farkın ortadan kalkması, böylece doların değer kaybının frenlenmesiydi. Nitekim Amerikan medyasının bu açıklamaya büyük yer vermesinin hemen ardından ABD’nin bastırmasıyla büyük merkez bankaları döviz piyasalarına büyük çaplı müdahalelere girişerek doları önemli oranda toparladılar.

Geçen hafta Roubini yine işbaşındaydı. Çünkü dolar-euro paritesinin bir yıl aradan sonra tekrar 1.50’ye ulaşmasıyla Roubini’nin, daha doğrusu Washington’daki patronlarının paçaları tutuşmuştu. Roubini Financial Times’da yayınlanan yazısında ilk bakışta dünya borsalarında ve emtia piyasalarında son altı ayda yeniden oluşan balonların patlayabileceğine dair uyarı yapmaktaydı. Yazı daha dikkatli okunduğunda ise Roubini’nin aslında yine doların avukatlığını yapmaya soyunduğu görülüyordu. Roubini’ye göre bu balonların tek finansman kaynağı Fed’in sıfır faizle dağıttığı yeni dolarlardı. Dolayısıyla, bu balonlar er geç patlayınca dolar borçlanıp bu piyasalarda pozisyon almış olan yatırımcılar yeniden dolara dönecekleri için dolar hızla değer kazanacaktı. Yani Roubini aslında kriz kehanetinde veya uyarısında bulunmuyor, dünyayı doların nurlu istikbaline inandırmaya çalışıyordu.

Analizinde en dikkat çekici nokta ise dolarla ilgili bütün söylediklerinin yukarıdaki “carry trade” mantığıyla sınırlı kalmasıydı. Nerede ABD’nin 15 yıldır kapanmak bilmeyen büyük cari açığı, nerede ABD’nin 1.4 trilyon dolara ulaşmış dev bütçe açığı ve en önemlisi nerede önümüzdeki birkaç yılın Amerikan bütçe açığı ve tahvil ihracı tahminleri? Bir iktisatçının bunları hiç dikkate almadan sadece finansal hareketler üzerinden doların değeri hakkında kehanette bulunması kabul edilemez. Hele hele Çin ve Rusya gibi büyük döviz rezervi tutan ülkelerin, hatta ABD’nin güdümündeki Arap şeyhliklerinin bile döviz rezervleri için dolar yerine alternatif aradıkları bir ortamda bu hiç kabul edilemez.

Altın fiyatındaki büyük bir yükselişin doların akibeti açısından en büyük tehlike olduğunu söylemiştim. Nitekim Roubini geçen hafta o cepheden de saldırıya geçti. Aslında saldırı Financial Times’daki yazısında da örtülü olarak mevcuttu. Roubini emtia piyasalarındaki balonların sonunda patlamaya mahkûm olduğunu söylerken dünyanın doların çöküşe gitmesi sebebiyle yeni bir uluslararası tasarruf aracı arayışında olduğu gerçeğini tamamen gözardı ederek altını da diğer emtialarla bir tutuyor, altın fiyatının da çökeceğini iddia ediyordu. Dün bu iddiaya ünlü Amerikalı finansal yatırımcı Jim Rogers’dan cevap geldi. Rogers Roubini’nin dersini iyi çalışmadığını söyleyerek altın fiyatının önümüzdeki 10 yıl içinde 2 bin doları görebileceğini öne sürdü. Roubini buna aceleyle cevap verdi. Cevabı kısaydı: “Altının fiyatı belki 1,100 dolara falan çıkabilir, ama 1,500 veya 2,000 dolardan söz etmek saçmalıktır.”

Ne derin bir cevap, değil mi? Öte yandan sayın kâhinin bunu söylemesinden kısa süre sonra altın fiyatı 1,098 doları gördü ve günü de 1,092 dolardan kapattı. Altının 2001’de 250 dolarlarda, 2007’de bile 600 dolarlarda gezindiğini hatırlatırım. Yanlış anlaşılmasın, ben burada Jim Rogers’ın tahmini doğrudur veya yanlıştır demiyorum. Altın veya doların değeri konusunda profesyonel bazda benden görüş almak isteyenlerin Haftalık Ekonomik Yoruma abone olmaları gerekiyor. Orada altının uzun sürecek bir yükseliş dönemine girdiğini ilk olarak 2007 Eylülünde, altın 600 dolarlardayken söylemiş olduğumu da bu vesileyle belirteyim. Ancak sekiz yıl içinde fiyatı dolar bazında dört katına yükselmiş bir nesnenin fiyatının önümüzdeki on yıl içinde iki katına çıkacağı iddiasına, hiçbir sebep gösteremeden “Saçmalık” diye bağırana “Ağır ol!” derler. Üstelik bir yıldan beri Amerikan dolar matbaaları II. Dünya Savaşından bu yana görülmemiş bir tempoyla çalışmaktalar ve daha çok uzun süre de durmak bilmeyecekler. Hele hele altın fiyatı 1,090’larda gezerken “Belki 1,100 olabilir!” diye sözde tahmin yapmak gerçekten acıklı. Dün ağzından dökülen bu zavallı sözler sayın kâhinin kamuoyu açıklamalarının bilimsel mantığa değil, ABD’nin çıkarlarını savunma mantığına dayalı olduğunu hiçbir şüpheye yer bırakmayacak açıklıkla ortaya koymuştur. Vatandaşlarımı bu kişinin dediklerini ciddîye almamaları konusunda uyarıyorum.

Selim Somçağ
www.selimsomcag.org

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile