Kemalist Politika

Politikanın Merkezi

Son Güncelleme03:46:10 PM GMT

“Kadın - Erkek eşitliğine inanmayan” Recep bey, Türkiye’de demokrasi ister mi?

E-posta Yazdır PDF

AKP Genel Başkanı, kamuoyu önünde “Kadın – erkek eşitliğine inanmıyorum!”  demek gözüpekliğini sergiliyor.

Bu gözüpeklik, AKP yönetiminin, çağdaş Türk  topulumunu ve devletini yıkmaya niyetli olduğunu, ‘kör, kör  parmağım gözüne!’ dercesine ilân etme aşamasına yaklaştığının belirtisidir.

Kadını, dünyaya getirip yetiştirdiği oğluyla eşit insanlık değerinde görmeyen bir anlayışın, Türk ulusunun şah damarını kesmeğe niyetli olduğu, halkoyuna sunduğu Anayasa Değişikliği Önerisinin tam da bu amaca yönelik olduğu apaçıktır.

Bu gözükaralık, AKP yönetiminin aynı zamanda İslam dininin saygınlığı konusunda da hiçbir kaygısı bulunmadığını ortaya koyuyor:  Sömürgeci Batı ile elele,  İslam dininin yalancı ve hain sözde din adamlarınca bencil çıkarlar uğruna içi çürütülerek  müslüman kitlelere şırınga edilmesine çaba gösterirken, öte yandan da aynı sömürgeci Batı’nın islam dinini   ilkel  ve kıyıcı bir dinmiş  gibi gösterilip saldırı hedefi yapmasına seyirci kalıyor!

Hatta o Batı ile “Büyük Orta-Doğu Projesi” denilen eli kanlı sömürgeci saldırı örgütlenişinin “eşbaşkanlığını”    yapıyor.

O sömürgeci Batı, yıllar boyu, İslam adına  “Demokrasi kâfir rejimidir” diyenleri yetiştirip besleyerek, hem İslam dünyasını demokrasiden yoksun tuttu; hem uygar insanlık gözünde İslam dininin  saygınlığını yerle bir etti.

Bu kötücül amacı için, tüm insanlığa özgürlük, barış ve gönenç sağlayacak bir uygarlık atılımı niteliğindeki  Atatürk İlke ve Devrimlerine utanmazca saldırdı, saldırıyor.

Aynı  sömürgeci Batı, Yeni Dünya Düzeni dediği, gerçekte   iblisçe uyguladığı  yeni bir oyun  olan günümüz koşullarında, dün “Demokrasi kâfir rejimidir”  dedirttiği insanların  bir bölümüne bu kez “Ilımlı İslam” adı altında, artık demokrasiyi reddetmediklerini söyletmektedir.

Gerçekte ise  “Ilımlı İslam” ile amaçladıkları şey, yine islam toplumlarını demokrasiden, aydınlanma ve evinin efendisi olma yolundan uzak tutmaktır.

Irak’ı yerle bir eden, milyonlarca Iraklının ölümüne neden olan, milyonlarcasına  her türlü tecavüz ve işkencenin yapılmasına yol açan  Büyük Orta-Doğu Projesi’nin eş-başkanı olan ve  Batı’ca “Ilımlı İslamcı” olarak sunulan AKP Genel Başkanı’nın, “kadının”   “erkek”  ile eşit insan hak ve özgürlüklerine sahip olmasını kabul etmediğini açıkça söylemekte olması, oynanmakta olan sömürgeci oyununun pervasızca sergilenmesinden başka bir şey değildir.

Nitekim tüm insanlığa örnek olacak değerdeki Atatürk Cumhuriyeti’ne saldırmaktan utanmayan  ABD ve AB,   kadınlara eşit insan ve yurttaş  hakları tanmasına karşı olduğunu ilân eden AKP Genel Başkanından desteğini esirgemek,   O’na en ufak bir eleştiride   bulunmak şöyle dursun, Türk demokrasisini  tam olarak yıkmaya yolu açacak nitelikteki  Anayasa Değiikliği’nin halkoylamasında onaylanması için elinden gelen yardımı yapmaktadır.

Ama isteikleri kadar zarar versinler, kötücül uğraşlarının boşuna olduğu çok geçmeden görülecektir!

Sömürgeci Batı ve onun “Eşbaşkan”ı,  Atatürk’e bir kez daha yenilmekten kurtulamayacaklardır.

Çünkü Atatürk, bir kişi değil, bir düşünce, hem de çok  büyük bir düşüncedir.

Düşünceler ise topla, tüfekle, baskı ve ezinçle, hile ve aldatmayla  yok edilemez.

Vietnam köylüsünün çocuğuna Mustafa Kemal adını vermesi önlenemez!

Ulusların tutsaklığı üzerine kurulu düzenekler, her yerde yıkılmaya yazgılıdır.

Yücelsin Türk ulusu; yaşasın Atatürk Cumhuriyeti!

Prof. Dr. Özer Ozankaya

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile