AKM NEDEN KARARDI!
Bence tiyatromuzun önemli sorunlarından biri, hep olageldiği gibi, mekân sorunu. Çünkü sanat üretimi mekânla yakından bağımlı bir süreç. 2009’un en önemli mekân sorunu ise AKM. Daha doğrusu AKM’nin hayatımızdan çıkıvermesi. 2008 yılı Mayıs sonunda, kapıları onarım sebebiyle kapatılan AKM, 2009’u da öyle geçirdi. Onarım projesine yönelik olarak proje sahibi firma ile (Tabanlıoğlu İnşaat Firması) ile Kültür Sanat- Sen Sendikası arasında yaşanan anlaşmazlıklar, açılan dava AKM’nin, İstanbul’un Avrupa Kültür Başkenti olacağı 2010’a yetişmesini haliyle engelledi.2010 AKB Ajansı’nın bu gelişmelerde bir kusuru yoktu. Neticede, kaybeden İstanbul seyircisi oldu. Bir mucize olmazsa önümüzdeki yıl sonunda da bitmeyecek bu iş. Nasıl bitsin ki böylesi çekişmelerle? Tiyatro Festivali 2009 başında büyük umutlarla ön anlaşmalarını yapmış olduğu iki büyük prodüksiyonu düşürmek zorunda kaldı, çünkü o kapasitede ve o teknik donanımda başka bir sahne yok koskoca şehirde.
Devlet Opera ve Balesi’nin, Devlet Tiyatrosu’nun, Devlet Senfoni Orkestrası’nın çalışmalarının, programlarının bu zaman zarfında sekteye uğramış olması ise elbette festivalin yüzleştiği zorluklardan çok daha büyük sorunlar. Haliç kıyısında, Sütlüce’de inşa edilmiş olan Kongre Merkezi belki güzel ve özenli bir yapı, büyük bir kompleks, ama ne konum ne de donanım olarak bir AKM değil. Evet, 2010’un resmi açılışı orada, 3000 kişilik salonda yapılacak ama, temelde bu iki mekân arasındaki amaçlar ve dolayısıyla da sahneler, salon yerleşimleri farklı.
İstanbul’un adeta simgesi haline gelmiş bir başka tiyatro binası, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi de 2009’u yıkım ve yapımla geçirdi. Neyse ki çabuk toparlandı. Dışarıdan bakıldığında soğuk bir görünümü olan kocaman granit Kongre Merkezi’nin devamı gibi… Biz de dışına değil, içine bakıyoruz ve Harbiye Şehir Tiyatrosu’nun 2010 Ocak ayında perdelerini açmasını bekliyoruz.
ÖZEL TİYATROLAR
Bugün, İstanbul’da, sanırım, aşağı yukarı 20 ya da 25 özel tiyatronun kendine ait bir mekânı var. Çok yetersiz bir sayı bu. Sadece yeni kurulmuş tiyatrolar değil, yıllarını tiyatroya vermiş topluluklar bile şehir içinde farklı sahneler arasında dolaşmak zorunda kalıyorlar.
Öte yandan, mekân yaratma konusunda yine tiyatroların kendilerinin kalıcı bazı çözümler ürettikleri de bir gerçek. 2009 yılında iki yeni mekân daha hayata geçti. 6’dan Sonra Tiyatro bu yıl onuncu senesini kutlarken Beyoğlu’nda Kumbaracı Yokuşu’nda bir tiyatro salonu da yaptı. Yıllardır farklı sahnelerde oyunlar sahneleyen ve sanatçıları İTÜ kökenli olan tiyatro, artık Kumbaracı 50’de. Küçük ama, işlevsel, zarif bir mekân. Mimar, mühendis tiyatrocuların ellerinin değdiği belli Kumbaracı 50’ye. Topluluk, burasını sahne ihtiyacı olan gruplarla da paylaştığı için, Kumbaracı yokuşu haftanın her gecesi hareketli.
2009’un bir başka yeni mekânı DotMarsta yine çok kısa bir süre önce açıldı. Mars Entertainment Group sponsorluğunda oluşturulan bu yeni mekân da diğeri gibi küçük, zarif ve işlevsel. DotBilsar’dan sonra (ne yazık ki o mekândan çıktılar) DotMarsta ve Mısır Apartmanı Kat 3 ile devam ediyor sezona DOT.
Bu arada, 2009 sonunda yeni binası Deniz Palas’a taşınan İKSV de “Salon” adını verdiği bir küçük gösteri mekânı kazandırma hazırlığı içinde İstanbullulara.
ÖDENEKLİ TİYATROLAR
Devlet Tiyatroları 60. yılını kutlarken Genel Müdür Lemi Bilgin’in hayata geçirdiği önemli projelerden biri Devlet Demiryolları’nın da katılımı ile gerçekleştirilen Tiyatro Şark Ekspresi projesiydi. Projenin koordinasyonunu Avrupa Tiyatro Konvansiyonu (ETC) yapıyordu. Aslında 2008’de başlayan ve ilk ayağı Tatvan’a uzanan proje 2009’da, Mayıs ayında İstanbul’a, Haydarpaşa’ya/ Sirkeci’ye geldi ve buradaki temsillerinden sonra Stuttgart’a doğru yola çıktı göç odaklı bir oyun olan “Ex-press” (garajİstanbul) ile. 2010’da umarız başka ülkelere, kentlere de uzanır proje…
Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda yönetim el değiştirdi ve Devlet Tiyatroları’nın başarılı yönetmenlerinden Ayşe Nil Şamlıoğlu, 2009’da görevi Orhan Alkaya’dan devraldı. İlk icraatlarından biri yerinde bir kararla Tiyatro Araştırma Laboratuvarı’nı (TAL) yeniden hayata geçirmek için düğmeye basmak oldu.
ŞENLİKLER
2009 yılı Mayıs ayında (15-30 Mayıs ) İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti tarafından düzenlenen Türkiye Üniversiteleri Tiyatro Şenliği Anadolu ve İstanbul’dan toplam 40 topluluğun katıldığı geniş kapsamlı bir etkinlikti. Şenlik 2010 yılında Avrupa Üniversiteleri’ni de bünyesine alarak devam edecek. 2009’da Ve Diğer Şeyler Topluluğu’nun “Yeni Metin Yeni Tiyatro” projesi oyun yazarlığı üstüne odaklanan, genç oyun yazarlarının yetişmesini destekleyen bir proje olarak ilgi gördü. Çalışmalar sürecek. Bu bağlamda Mitos Boyut’un genç yazarların çalışmalarını yayımlaması ayrıca önemli ve sürekliliği olan bir başka atılımdı.
Garajistanbul,Temps D’Images Festivali ile önemli bir soruna parmak bastı ve on gün boyunca (18 - 27 Kasım 2009) “Namus Oyunları” başlığı altında namus kavramı çeşitli gösterilerle, multimedya görüntüler ve söyleşilerle tartışıldı.
Sanatçıların “Aydınlık Türkiye” yürüyüşü yoğun ilgi gördü. 18 Mayıs 2009’da “hukuk devleti, ifade özgürlüğü, demokrasi, laiklik, insan hakları ve eğitim hakları” için düzenlenen yürüyüşte Türkiye’nin pek çok yerinden 50 kadar tiyatro topluluğu ve binden fazla bireysel katılımcı yer aldı. Bu seslenişleri kim ne kadar duydu, dinledi.
Dikmen Gürün
Cumhuriyet



