Kemalist Politika

Politikanın Merkezi

Son Güncelleme06:41:21 AM GMT

Belçika bölünmeye mi gidiyor?

E-posta Yazdır PDF

belgique-drapeauBu düşünce artık bir “siyaset-kurgu” olmaktan çıktı. Hollanda dili konuşanların talepleri karşısında, Dili Fransızca olanlar (frankofonlar) “Belçika’nın sonu”nun geldiğinden söz ediyor artık.

Aralık 2006’nın bir akşamı… RTBF yayın akışını birden kesiyor, çok önemli bir haber her şeyin önüne geçmiştir: “Flamanlar bağımsızlıklarını ilan etti, Belçika yok artık”. Ülke heyecan içinde. Ne var ki bu “güle güle Belçika” haberi, devlet televizyonunun bir şakasından başka bir şey değil.

Eylül 2010… Frankofon sosyalistler “Belçika’nın sonuna hazır olmak” gerektiğini ısrarla dile getiriyor. Bu bir “siyaset-kurgu” değil, yıkılan bir tabu... Bildiri Flamanların taleplerine yanıt olurken, kalıcı bir hükümet kurmakta başarısız bir siyasetçinin bilmem kaçıncı istifasını izliyor.
Peki, nasıl gelindi bu noktaya? France 24 kanalı, Fransızca konuşanlarla dili Hollandaca olanlar arasında giderek genişleyen uçurumların bir dökümünü yapıyor.

Bölünme konusunda Belçikalılar ne düşünüyor?

Çoğu Belçikalıya göre, iki tarafı da katı olmaya sevk eden dil farklılığına rağmen,  konu esas itibariyle politikacıların basit kavgalarından başka bir şey değil. La Libre Belgique gazetesinde yayınlanan bir ankete göre, Belçikalıların yüzde 57’si bölünme senaryosuna « hayır » diyor. « Evet » diyenlerin oranı sadece yüzde 14. Hatta özerklik eğiliminin daha güçlü olduğu Flandre (Flandr)’da bile ankete katılanların yalnızca yüzde 15’i ayrılık lehinde görüş belirtiyor.
Ya Brüksel…, o ne olacak?

Brüksel’in geleceği Belçika’nın bölünmesi önünde önemli bir engel. Gerçek şu ki başkentte ikamet edenlerin yüzde 90’dan fazlası Fransızca konuşuyor, oysa bu kent coğrafi olarak Flandre’(Flandr)’a ait. Bu durum ister Fransa’ya bağlanmış, ister ondan bağımsız olsun, dili Fransızca, “Wallonie-Bruxelles »  bir devletin var olabileceği hususunda kuşkulara yol açıyor. Bununla birlikte Flandre da Brüksel’i, ülkenin bu ekonomik ciğerini Frankofonlara terk etmeye hiç de niyetli görünmüyor. Yeni sınırlar çizilmesi de aynı şekilde, özellikle Flandre’da bulunan, 100 binden fazla frankofonun yaşadığı Brüksel banliyösünde gerçek bir baş ağrısı olacak.

Sorunun ekonomik yönü…

Ülkenin bölünmesi Belçika’nın devlet borçlarının da paylaşılmasını gerektirecek. 330 milyar doları bulan borçlar, faiz hadlerinin olası yükselişi yüzünden daha da artma riski taşıyor. Bunun finansmanı da yeni kurulacak devletlerin sırtına yüklenecek. Öte yandan, Belçika’nın borç kâğıtları şimdiden baskı altında. Şirketler ise, değişik mevzuatla karşı karşıya kalabilecek, bu da istihdamı baskı altına alacak.

Ya Avrupa üzerindeki sonuçlar?

Politik açıdan, Avrupa Birliği kurumlarının bulunduğu Belçika’nın bölünmesi; bir bütün olarak Avrupa’nın inşası üzerinde, Çek Cumhuriyeti ile Slovakya’nın Avrupa projesine katılmadan önceki ayrılığından (1993)  çok daha büyük yankılar uyandıracağa benziyor. Belçika’nın bölünmesiyle ortaya çıkacak, Avrupa Birliği’nin kurucu üyesi bu iki olası devlet; acaba üyelik sürecini yeniden mi başlatmak zorunda kalacaklar? Bazı hukukçulara göre eğer Flandre kendisi tek başına ayrılıp giderse, AB’ye, BM’ye ve Avro bölgesine üyelik için, yeniden müzakere yapmak zorunda kalacak. Buna karşılık  “geri kalan” (frankofon) Belçika hukuk bakımdan adı geçen kuruluşların üyesi olmaya devam edebilecek. Wallonie’nin yeni bir devlet temelleri üzerinde ortaya çıkması durumu hariç tabiî.

Çeviri: Cihan Dura

Kaynak : http://www.lexpress.fr/actualite/monde/europe/vers-la-scission-de-la-belgique_918091.html  (20.10.2010)

Yorumlar 

 
#1 Belçika bölünse ne olur, bölünmese ne olur?cem ozen 07-04-2011 00:38
Belçika bölünse ne olur, bölünmese ne olur. Neticede Avrupa Birliğinde değil mi. Bölündükten sonra taraflardan biri üyelikten atılıp serbest dolaşım mı bitecek. Ne ki?