Bugüne kadar, halkın kamu sektörü ile özel sektör hakkındaki değerlendirmeleri birbirinin tersi yönde hareket ediyordu. Bazı ülkelerde halk devlete kuşkuyla bakarken, özel firmalardan büyük şeyler bekliyordu. Diğer bazılarında ise insanlar devlete güven duyuyor, buna karşılık firmalara kuşkuyla yaklaşıyordu. Devlete olan güvenin dipte seyrettiği Çin gibi ülkelerde ise, özel sektöre de iyi gözle bakılmıyordu.
Ne var ki geçen yıl, bu eğilimlerin değiştiği görüldü. 22 ülkede her yıl gerçekleştirilen, eğitimli-seçkin halkı kapsayan anketlerin sonuncusuna göre, hükümete ve özel sektöre olan güven; genellikle -yukarı veya aşağı- aynı yönde gelişme eğilimi gösteriyor. Örneğin Rusya’da her iki kesime güvende de gerileme var. Almanya’da kamuya olan güvende (%35’den %41’e) ılımlı bir artış görülürken, aynı şekilde özel sektöre umut bağlayanlarda da (%33’den %39’a) tırmanma gözlemleniyor. İngiltere aykırı bir örnek: Kamu kesimine olan güven (%41’den %35’e) azalırken, özel sektöre olan güven (%45’den %47’ye) yükseliyor.
Anketi, Edelman için değerlendiren Laurence Evans’a göre bu durum “ülke riski” ile ilgili. İnsanlar kamu sektöründe sıkıntı olduğu zaman, işlerin özel sektörde yolunda gittiğine inanmıyor ve bunun tersi de doğru. Öte yandan Çin dahil birçok ülkede “hükümet dışı kuruluşlar”a olan güvenin arttığı görülüyor. Bir Çin gözlemcisi olan Kerry Brown’ın belirttiği gibi bu eğilim, her iki alanda güven kaybedildiği anlamına gelmiyor. Çevre gibi bazı alanlar gönüllü faaliyetlere terk edilmekle beraber, azınlık hakları gibi hassas konular sımsıkı elde tutuluyor. Bununla birlikte kamu kesiminin önde olduğu ülkelerde bile, insanlar devletin tekel konumuna gelmesini istemiyor.
Kaynak: http://www.economist.com/world/international/displaystory.cfm?story_id=15580816 (23.3.2010)
(Çeviri: Cihan Dura)


