Kemalist Politika

Politikanın Merkezi

Çarşamba, 10 Mart 2010

Son Güncelleme05:18:21 PM GMT

CASTRO: Dünyada üç milyardan çok insan açlık ve susuzluk yüzünden erken ölüme mahkûm

E-posta Yazdır PDF

Bu abartılı değil, tersine temkinli bir rakamdır. Başkan Bush’un ABD otomobil üreticileriyle toplantısından önce bu konu üzerinde oldukca fazla düşündüm.

Geçtiğimiz Pazartesi günü 26 Mart tarihinde ABD’nin dış politikadaki ekonomik yönelimi olarak haince bir plan öne sürüldü; buna göre tarımsal gıdalardan yakıt üretilecektir.

ABD Haber Ajansı AP aşağıdaki haberi dünyanın dört bir köşesine bildirdi:

26 Mart Washington (AP), Başkan Bush esnek yakıtlı araçların faydalarından bahsetti, otomobil üreticileriyle yaptığı toplantı sırasında Başkan etanol ve biyodizelle çalışan araçları övdü.”

Bush otomobil üreticilerinin esnek araçlara yatırım yapmalarıyla beraber araç sahiplerinin benzinden vazgeçeceğini ve ülkenin ithal benzine olan bağımlılığın azalacağını belirtti.”

Alternatif araçları inceledikten sonra Bush, “Bu büyük bir teknolojik gelişim” dedi. “Eğer ülke olarak benzin kullanımını düşürmek istiyorsak araç sahiplerinin mantıklı bir tercih yapması gerekecek.” Başkan Kongrenin konuyla ilgili gerekli yasal çalışmaları yapıp 2017 yılında yeni tür araçların ihtiyacı olan 35 milyar galon alternatif yakıtın üretilmesi gerektiğini ve otomobiller için yüksek ekonomik standartların yerleşmesi gerektiğini belirtti.

Bush General Motors yönetim kurulu başkanı Rick Wagoner, Ford Motor yönetim kurulu başkanı Alan Mulally ve Daimler Chrysler Grup müdürü Tom La Sorda ile görüştü.

Toplantıda esnek yakıtlı araçlara verilecek destek, çim veya odun yongalarından etanolun alternatif üretim şekilleri ve yönetimin benzin tüketimini 10 yıl içinde yüzde 20 azaltma önerisi tartışıldı.

Tartışmalar petrol fiyatlarının yükseldiği bir ortamda yapıldı. Lundberg Araştırma Kurumu’na göre benzinin fiyatı son iki hafta içinde galon başına 6 sent artarak 2.61 dolara çıkmış durumda. Bence tüm insanlık için yapılması gereken, yakıtla ve elektrikle çalışan tüm araçların azaltılması ve tamamen geri dönüşümlü olarak kullanılmasıdır. Trajedi enerji kullanımının azaltılması değil, tarımsal gıda maddelerinin yakıta çevrilmesindedir.

Bugün bilinmektedir ki bir ton mısır ancak ortalama olarak 413 litre etanol üretebilmektedir, bu değer yoğunluğa göre değişebilir. Bu değer 109 galona eşittir.

Mısırın ortalama fiyatı ABD piyasasında ton başına 167 dolar değerine çıkmıştır. Böylelikle 35 milyar galon etanol üretmek için 320 milyon ton mısıra ihtiyaç vardır.

Birleşmiş Milletler verilerine göre ABD’nin mısır hasadı 2005 yılında 280,2 milyon tona yükselmiştir. Başkan alternatif yakıt için çim veya odun yongasından bahsetse de bunun gerçeği yansıtmadığı açıktır. Açıklamakta fayda var, 35 milyar dendiği zaman 35 rakamının sağında dokuz tane sıfır vardır!

Daha sonra başarılı ve verimli ABD’li çiftçilerin hektar başına üretimlerinden bahsedilecektir: Mısırdan etanol üretilecek, mısırdan arta kalan küspe ile %26 protein içeren hayvan yemi üretilecek, hayvan dışkısı ise gaz üretimi için hammadde olarak kullanılacaktır. Tabii ki bütün bunlar korkunç yatırımlardan ve yine elektrik ve yakıt tüketiminden sonra olacaktır. Bu planı Üçüncü Dünya ülkelerine uygulayın ve mısır yiyemeyen ve aç kalan dünya halklarıyla karşılaşırsınız. Daha da kötüsü de olabilir: Yoksul ülkelere mısırdan veya başka bir tarımsal gıda ürününden etanol üretmek için yardım yapın ve dikili tek bir ağaç kalmayıncaya kadar yapılan üretimden sonra insanlığı iklim değişimlerinden koruyun. Diğer zengin ülkeler sadece mısırı değil, buğday, ayçiçeği yağı ve diğer tarımsal gıdaları da yakıt üretiminde kullanmak istemektedir. Örneğin Avrupalılar için otomobillerinin yakıt tüketimini azaltmak için tüm dünyanın ürettiği soyayı ithal etmek, kullanılmayan kısmını da hayvanlara yem olarak vermek bir sanayi haline gelebilir.

Küba’da alkol, şeker sanayiinin bir yan ürünü olarak şeker kamışından şekerin alınması işlemi sırasında çıkan ve kullanılan bir üründü. ıklim değişikliği bugün bizim üretimimizi etkilemektedir. Uzun kuraklık dönemleri ve ani yoğun yağışlar şeker üretimini engellemekte ve ılıman kış aylarında asgari verimin alınmasını bile zorlaştırmaktadır. Uzun süren kuraklıktan ötürü hektar başına üretilen şeker kamışında düşüş yaşanmaktadır. Anladığım kadarıyla Venezuela’da alkol, ihraç edilmek amacıyla değil, yakıtın kalitesini yükseltmek ve çevreye olan zararını azaltmak için kullanılacakmış. Bu yüzden Brezilya’nın alkol üretmek için kullandığı harikulade teknolojinin haricinde, Küba’da şeker kamışından doğrudan alkol üreten teknolojinin kullanılması bir düş değildir. Ülkemizde doğrudan alkol üretilmesi için ayrılan alanlarda halkımız için gıda üretimi yapılması hem ülkemiz hem de çevre için daha uygundur. Dünyadaki tüm ülkeler, yoksul veya zengin olması fark etmez, sadece kullandıkları normal ampulleri floresan olanlarıyla değiştirdiklerinde milyonlarca dolar kaynak ve yakıt tasarrufu yapabilirler. Küba bu değişimi ülke genelinde bütün konutlarda gerçekleştirmiştir.

Bu şekilde iklim değişikliğinin önüne geçilerek yoksul halkların açlık yüzünden yok olmasının önüne geçilebilir. Görülebileceği gibi sistemi ve dünyanın efendisini tanımlamak için herhangi bir sıfat kullanmıyorum. Bu iş namuslu haber uzmanlarınca, insanlığın iyiliği için çalışan dürüst sosyal, ekonomik ve siyasi uzmanlar tarafından yapılabilir. Bir bilgisayar ve gelişen internet bunun için yeterlidir. Bugün, gerçekten küreselleşmiş bir dünya ekonomisi görmekteyiz ve Roma ımparatorluğu’na hiç de benzemeyecek ölçüde ekonomik, siyasal ve askeri alanda hâkimiyet kurulmuş durumdadır.

Bazıları benim hala neden açlık veya susuzluktan bahsettiğimi öğrenmek isteyeceklerdir. Onlara cevabım şudur: Bu madalyonun diğer yüzü değildir, ama başka bir şeyin birçok yüzüdür, zarın altı yüzü gibi. Resmi bir haber ajansına dikkatinizi çekmek istiyorum, 1945 yılında kurulmuş olan ve ekonomik-sosyal konularda dünyada önemli haber kaynaklarından bir tanesi: TELAM Arjantin. Buradaki bir haber şöyledir:

Sadece 18 yıl içinde 2 milyara yakın insan suyun artık çok uzak bir hayal olduğu ülkelerde yaşayacak. Dünya nüfusunun üçte ikisi bu sorunun boyutlarının o kadar şiddetlendiği ülkelerde yaşayacaklar ki ülkeler bu mavi altın için birbirleriyle savaşır hale gelecek. ”

Son 100 yıl içinde su kullanım artış hızı nüfus artışının iki katı hızlandı.”

Dünya Su Konseyi’nin istatistiklerine göre 2015 yılında bu durumdan etkilenen insan sayısı 3.5 milyar kişi olacak.”

Birleşmiş Milletler 23 Martta Dünya Su gününü kutladı.

O gün uluslararası su azlığı sorununa müdahale etmeye davet etti. Dünya ölçeğinde suyun azlığına dikkat çekildi ve su kaynaklarının verimli kullanılmasına yönelik işbirliğinden bahsedildi. ”

Gezegenimizin birçok yeri su sıkıntısı çekmektedir, yılda kişi başına 500 metreküpten az su düşmektedir. Yaşam için elzem olan bu kaynaktan mahrum olan bölgelerin sayısı artmaktadır.”

Su sıkıntısının önde gelen sonucu ise tarımsal gıda üretiminde gereken suyun azalması ve sanayi, kent hayatı, turizm ve sağlık alanlarında ciddi sıkıntıların yaşanmasıdır.”

TELAM haberi böyle.

Bu sefer, başka önemli verilerden, Grönland ve Antarktika’daki erimeden, ozon tabakasından, deniz ürünlerinde ortaya çıkan yüksek cıva oranlarından bahsetmeyeceğim. Bahsedebileceğim başka konular da var, ama bu sözlerimle sadece Başkan Bush’un ABD’nin önde gelen otomobil üreticileriyle yaptığı toplantıya dair görüşlerimi aktarmak istedim.

Fidel Castro Ruz

28 Mart 2007