Geçen ay Türkiye yazın dünyasının parlayan yıldızı, büyük entelektüel kişilik, üstün insan Rasim Ozan Kütahyalı'nın yine kendisi gibi değerli bir şahsiyet olan Helin Avşar ile yaptığı röportaja baktık.
Okuduk demek isterdik, ancak okunacak bir şey yoktu ortada...
Sayfaları dolduran sadece, Türk edebiyatının üstün yeteneği, gönüllerin nobelini almış bir deha, "Vatanı bir kadın memesine satarım Ahmet" beyefendi tarafından "köşe" sahibi yapılan genç dostumuzun yakasını bağrını açıp göğüs kıllarını burdurduğu fotoğraflardı! (Bugün yazarlıktan edindiği ünü yetersiz bulan Rasim Ozan bunları yapıyorsa, yarın ne filmler çevirir, ne filmler...)

Rasim Ozan'ın entelektüel ufkunu, parlak zekasını ve konulara hakimiyetini gösteren bir kaç alıntı yapalım:
- Başka yerlerde de böyle haşin ve sert misiniz?
- Ne gibi yerlerde?
- Kimi mahrem yerlerde?
- (Gülüyor) Öyle yerlerde kadınların benden haşin olmasını severim...
(Önce safa yatıyor. Fakat Helin yer mi!)
- Sosyetik kadınlardan da teklifler geliyor mu?
- Ne teklifi? (Hala kafa basmıyor).
- Arzulanan bir erkeksiniz. Öyle teklifler?
- (Kahkahayla gülüyor) Hiç ahlaksız teklif almadım.
- O çevreden de ilişkileriniz olmuş ama öyle duydum?
- Beraber olduğum insanlar olabilir tabii...
- Şu an sevgiliniz var mı?
- Seninle olan bu fotoğraflarımızdan sonra olmayacak herhalde. Beni tuş ettin Helin...
ÇILGIN SEKS YAPAN KADIN SEVERİM
Sevgilinizin nasıl olmasını isterdiniz?
a)Yırtıcı b) Kavgacı c) Sakin
Rasim Ozan Kütahyalı: Yırtıcı...
Nasıl giyinse hoşunuza gider?
a) Deri elbiseler b) Pardösü, jartiyer c) Usturuplu
Rasim Ozan Kütahyalı: A ve B karışık...
Nasıl bir seks hayatınız olmalı?
a) Çılgın b) Çok çılgın c) İdare eder
Rasim Ozan Kütahyalı: Çok çılgın...

Şimdi! Konumuza gelelim yavaş yavaş.
"Kemalist Politika" sayfalarını magazinleştirmek, beş para etmez gevezeliklerle sizleri sıkmak değil amacımız. Aslında önemli olan "Rasim Ozan Kütahyalı" da değil.
Dünya, siyaset, insanlık tarihi, sol-sağ gibi kavramlar üzerine bir gıdım bilgisi dahi olmayan, sahibinin sesi TARAF'ın düşünsel derinliğine cuk orutan bir playboy hakkında ne yazılabilir ki zaten?
Şurası açık; bütün iktidarlar her zaman kendi amaçları doğrultusunda kullanacağı tetikçiler istihdam etmiştir. Hele hele kitle iletişim araçlarının bu denli yaygınlaştığı ve medya manipülasyonlarının akıl almaz boyutlara geldiği günümüzde bütün yazarların bağımsız ve entelektüel birikime sahip olmalarını (diyesi, "aydın" olmalarını) beklemek fazlasıyla safdillik olur.
Fakat diğer yandan, dünyada yazar olmanın, medyada yer alıp bilmediği / anlamadığı konularda konuşmanın bu kadar kolay ve ucuz olduğu başka bir ülke yoktur.
Biri size destek olur, o daya-nışma içinde birden kendinizi kameraların önünde bulursunuz. Sonrası o program senin, bu manken benim, gez babam gez...
Arada bir devlete giydir, halkı aşağıla, insanları karala, ona buna hakaret et!.. Sonra kucaktan kucağa yola devam!
Yazarlık bu kadar ucuz olmamalı.
Olmamalı da, yazdığı gazete olan TARAF, finansmanını açıklayamıyorsa, en önemli yazarlarının ABD görevlisi olduğu iddialarına net yanıtlar veremiyorsa, bu genç çocuğu piyon gibi kullanıyorsa burada tek suçlu Rasim Ozan mıdır, yoksa gazeteciliği uydurma haberlerle iftira atmak zanneden ağababaları mı?
Türkiye gittikçe pisliğe batıyor...
Menderes ile başlayıp, Özal'la tavan yapan kültür ve değer erozyonu had safhaya varmış durumdadır. Herkesin eli herkesin cebinde, tek geçer akçe para ve şöhret...
Bu bataklıktan kestirme ve kolay bir dönüş yoktur.
Atatürk'e ve Cumhuriyet'e bağlı bütün demokratların elini taşın altına koyma zamanı gelmiştir.
En güzel yorum:




