TOKİ tarafından yapılan Galatasaray’ın yeni Seyrantepe stadında başbakana yapılan protestoların yankıları dinmiyor. Tepkiler Galatasaray kulübü başkanının kraldan fazlakralcılık yapıp protesto edenleri suçlaması ve emniyetin soruşturma açılacağını açıklamasıyla doruk noktasına ulaştı. Bu tepkilere hiç umulmadık bir yerden de destek geldi. Trabzonspor başkanı Sadri Şener “O stadda üç hemşerimize saygısızlık” edildi diye açıklamada bulundu. Kastettiği kişiler; Rizeli başbakan, Trabzonlu TOKİ başkanı Erdoğan Bayraktar ve Spordan sorumlu devlet bakanı Faruk Özak'tır.
Bu çıkış tabii ki neresinden tutulursa bir saçmalık abidesi ve memleketin içine sokulduğu
haleti ruhiyeyi yansıtması açısından da eşsiz. Bir kere başkanın böyle bir çıkış yapmasını
gerektirecek mantık silsilesi tümden yanlış. Trabzonlu olmak insanlara protesto
edilemeyecekleri bir zırh vermez. Yurdun her yöresinden gelenler hizmet makamındaysalar
demokrasilerde yetersiz görüldükleri yerde doğal olarak eleştirilir ve hatta yuhalanıp protesto
edilirler. Trabzonlu hemşerimiz diye insanlar bundan münezzeh değildirler.
Öte yandan bu kişiler stattakiler tarafından Trabzonlu veya Karadenizli oldukları için değil
memlekette yaptıkları için eleştirildiler. Dolayısıyla Trabzonluları bu isin içine çekmek Sadri
Şener'in haddine değildir. Tabi ki Şener’in kraldan fazla kralcılık yapıp yağcılığın sınırlarını
zorlamasının tıpkı Adnan Polat’ın protesto edenler hakkında soruşturma açılıp bir daha stada
alınmayacaklarını söylemesinde olduğu gibi özel nedenler var.
Başkanın kendi taraftarlarını satarak büyük bir korkuyla Başbakandan özür dilemesinin sebebi
dün başbakanın yaptığı açıklamayla ortaya çıktı. Başbakan stadın TOKİ tarafından yapıldığını
ve Galatasaray'a devrinin henüz masada olduğunu söyleyip, alttan alta camiayı tehdit ediyor.
Benzer bir durumun Trabzonspor için geçerli olduğu Sadri Şener’in çıkısından anlaşılıyor.
Trabzonsporun yeni stadı da TOKİ tarafından yapılıyor ve bu olaylardan anlıyoruz ki, milletin
vergisiyle yapılan bu hizmetlerin kararları objektif kriterlerden geçerek alınmıyor. Aksine
siyasal ilişkiler ve biat eylemiyle doğrudan alakalı bir lütfetme söz konusu. Başbakana biat eder, saygıda hürmette eksik etmezseniz stadınız yapılıyor anlaşılan.
Ancak Sadri Şener’in çıkısı son derece tehlikeli. Çünkü, Trabzonspor takımını sağcısı solcusu,
dincisi dinsizi, CHP’lisi AKP'lisi, zengini fakiri, isçisi, köylüsü, okumuşu cahili, Karadenizlisi
ya da Akdenizlisi memleketin her kesiminden ya da sınıfından kişiler desteklemektedir.
Takım bütün siyasi eğilimlerden bağımsız olarak destekleniyorsa Trabzonspor başkanının
siyaset üstü kalma mecburiyeti vardır. Bu takımın birilerine biat ederek alınan ulufelerle
şampiyon olduğu algısı yerleşirse bizzat taraftalar için bile bu şampiyonluğun hiçbir anlamı
kalmayacaktır. Bunun yanında takıma duyulan sevgi ve destek geri dönülmez şekilde zarar
görecektir. Zira son wikileaks belgelerinde Trabzonspor’a spordan sorumlu devlet bakanı
Faruk Özak'ın gayretleriyle örtülü ödenekten para aktarıldığı iddiası Trabzonspor taraftarları
ve sporseverlerin yüreklerine eksi bir duyguyu çoktan yerleştirdi.
Başkan Trabzonspor'a başkan olmuş ama onun felsefesini daha tam olarak içselleştirememiş
görünüyor. Aksi halde bu açıklamayı yapmazdı. Trabzonspor İstanbul takımlarının futbol
oligarşisine karsı Anadolu'nun direniş bayrağıdır. Ekonomik imkânsızlıklarına rağmen
bölge halkının müthiş desteğini alan Trabzonspor, yetmişli ve seksenli yıllarda kendisinden
maddi imkânlar açısından katbekat güçlü İstanbul takımlarının tozunu attırmış ve tüm
Anadolu takımların kutup yıldızı gibi yol göstericisi haline gelmişti. Trabzonspor’un felsefesi
güçlüye, egemene karşı direniş ve asla teslim olmamaktır. Oligarşi karşısında yılmadan
halkın beklentilerini umutlarını zafere ulaştırmaktır. Böyle bir kulübün başkanına siyasi
iktidara yanaşarak başarı elde etmek yakışmaz. Dahası, Trabzonspor taraftarı bu şekilde elde
edilecek başarıdan mutlu olmaz. Başarmak önemlidir ama her başarı onur ve şeref getirmez.
Onurumuzdan taviz verilerek elde edeceğiniz başarılar Trabzonspor taraftarını mutlu etmez.
Bu onurlu takımı AKP’nin dümen suyundaki bir propaganda nesnesine dönüştürmek
Trabzonspor’un şanlı tarihine en büyük ihanettir. Bir başkan gündelik kazanımlar için
taraftarların ve tüm ülke kamuoyunun nefretini ve hatta tiksintisini üzerine çekmemelidir.
Trabzonspor'un AKP'den destek gördüğü yönündeki şaibeler en kısa zamanda temizlenmeli
ve taraftarın yıllardır beklediği şampiyonluk bu iliksiler ağıyla kirletilmemelidir. Aksi halde
hiç kimse bu intibaların altından kalkamaz. Trabzonspor'u şampiyon etmek de aklanmaya yetmez.
Bülent Yılmaz
Kemalist Politika
18.01.2011



