Kemalist Politika

Politikanın Merkezi

Son Güncelleme06:41:21 AM GMT

Stat protestosuna faşizan soruşturma

E-posta Yazdır PDF

v-for-vendettaBaşbakan Erdoğan, Toki başkanı ve AKP'li bakanların Galatasaray'ın Seyrantepe’deki yeni stadının açılışında stadı dolduran onbinlerce kişi tarafından yuhalanmasının yankıları durmuyor.

Bu olayın vefasızlık olduğu ya da birilerinin organize bir işi olduğu sözleri başbakan
ve yandaş medya tarafından yüksek sesle dile getirilmeye başlandı. Hatta AKP’li bakan
çocuklarıyla birlikte "Galatasaraylılığını askıya aldığını(!)" açıkladı. Daha önce Dünya basketbol şampiyonasında da benzer şekilde başbakan ve maiyeti yuhalanmış ve yuhalayanlar
hakkında soruşturma açılacağı söylenmişti. Şimdi gelen haberler stattki onbinlerce kişiye de soruşturma açılacağı yönünde.

Bu iş gerçekten kara mizah örneği oldu. Ancak mesele bu kadar basit değil. Çünkü başbakan
o basket maçında ponpon kızların yasaklanması nedeniyle protesto edilmişti. Çünkü insanlar
kendi yaşam tercihlerinin birilerince sınırlanmasını kabul etmiyorlardı. Şampiyonada Türkiye ponpon kızları yasaklayan gerici İranvari bir ülke potasına sokularak batılı medya organlarında yerden yere vurulmuştu.

Kısa süre önce üniversitelerdeki yumurta eylemlerine dair dile AKP çevrelerinde dile getirilen
düşüncelerde temel argüman hep suydu: "Tabiî ki ifade özgürlüğü vardır ancak bu size insanlara yumurta atma hakki vermez. Bağırın çağırın ama kimseye yumurta atmayın. Bu kişisel alana saldırıdır."

Yumurta atan öğrenciler yurtlarından atıldı, bazıları için hapis cezası istemiyle davalar açıldı. Bütün bu faşist bastırma taktiklerinin aslında muhalefete tahammülü olmayan faşizan bir zihniyetin ürünü olduğu ise yumurtasız gerçekleşen protestoda yuhalayan vatandaşların soruşturmaya uğramasıyla ortaya çıktı. Oysa demokrasilerde alkışlamak olduğu kadar yuhalamak da özgürlükler kapsamındadır ve protesto hakkı anayasal bir haktır. Onbinlerce kişi tepkisini hep bir ağızdan; "Sayın başbakan sizi kınıyoruz" gibi cümlelerle ifade edemeyeceğine göre, kitle niteliğine uygun bir protesto tarzı benimsenmiştir ve başbakan ıslıklanmıştır.

İşin garip tarafı başbakan oturup neden yuhalandığını düşüneceğine soruşturma açıyor ve bazıları tarafından bütün bu saçmalıklar “ileri demokrasi” zırvası olarak görülüyor. Öte yandan Başbakanın tepkisini de anlayabiliyoruz. Kendisini ulufe dağıtan bir sultan olarak gördüğünden, devletin yaptığı her hizmetin ardından insanlar önünde eğilip saygılarını, minnetlerini göstersin istiyor. Bu anlayış toplumda yapılan düzenlemeler ve patronaj ilişkileriyle kaçınılmaz hale getirilmek isteniyor. Galatasaray başkanı Adnan Polat da başbakanı destekleyen açıklamalar yapıp protestocu grubu kınadığını ve bu kişilerin tespit edilip bir daha statlara alınmayacaklarını söylüyor. Bu çıkışın sebebi hemen anlaşılıyor. Başbakan yaptığı bir konuşmada stadın resmi olarak Galatasaray'ın olmadığını ve bu teslimatın yapılıp yapılamayacağı konusunun henüz masada olduğunu açıklıyor. Resmen tehdit ediyor yani. Tipik bir doğulu padişah kafası…

Memleket başbakanı eleştirmenin imkânsız hale geldiği faşist bir diktatörlüğe götürülmeye çalışılıyor ama bunu yapmak isteyenlerin anlamadığı bir şey var. Burası petrol gelirlerinin tepedeki iktidar tarafından yandaşlara dağıtıldığı faşist bir Ortadoğu krallığı değil. Gelişmiş bir orta sınıfı ve sanayisi var. Vatandaş dişiyle tırnağıyla kurduğu işinde kendi parasını kazanıp üstüne bir de devlete bundan vergi veriyor. Devletin petrol gelirlerinden aldığı biat karşılığı paralarla karnını doyurmuyor. Çocuklarını bu paralarla okutmuyor. Bu millet alın terinin, emeğinin karşılığıyla karnını doyuruyor ve hayata tutunuyor. Dolayısıyla bu ülkede o ortadoğulu krallara öykünmek isteyenlerin adımları her zaman ters tepmeye mahkûmdur.

Bu taktikler ancak işsiz güçsüz eğitimsiz, okuryazarlığı bile olmayan yığınlar üzerinde onlara ulufeler, beyaz eşyalar, kömür vb. dağıtarak işe yarayabilir. Ancak gelişmiş orta sınıfın olduğu her yerde kendi emeğiyle yaşayan her birey fikri hür, vicdani hür, irfanı hür tepkiler gösterecek ve kendini kral sananları protesto ederek çirkin yüzlerine ayna tutmaya devam edecektir.

Bülent Yılmaz
Kemalist Politika

18.01.2011

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile