Kemalist Politika

Politikanın Merkezi

Son Güncelleme03:46:10 PM GMT

Türk Mucit'in gerçek galibi: Baskın Oran

E-posta Yazdır PDF

Türkiye'nin çivisi çıkmış! Cumhuriyet devrimlerine ve halka karşıt olmayı aydın olmak sanan en'tel takımından "Baskın" bir hocamız bağımsız milletvekili olmak için adaylık başvurusunda bulunmuş.

"Akıl almaz durum" bu değil elbette. Dileriz ki, parlamentomuzda -bütün gelişmiş demokrasilerde olduğu gibi- her türlü görüş temsil edilebilsin, düşüncelerini özgürce yüce meclisle paylaşabilsin! Koşulsuz düşünce ve ifade özgürlüğünü savunmak her demokratın, hele hele Kemalistler'in boynunu borcudur. Aklı ve bilimsel düşünceyi kendine kılavuz edinmiş Kemalist'lerin bundan başka bir düşüncesi olmaz, olamaz. Derler ya hani, eşyanın tabiatı gereği bu böyledir.

Gelelim Türkiye'mizin garipliğine!

Türk Mucit yarışmasının çok popüler olduğu bu günlerde yarışmaya "dışarıdan" katılan Sayın Baskın Oran, dünya siyaset tarihinde bir ilki başararak anti kapitalist ve anti emperyalist olmadan da "Sosyalist" olmayı başardı.

Bundan 30 yıl önce deselerdi ki; "Gelecek binyılda her şey o kadar değişecek ki, artık anti kapitalist ve anti emperyalist olmadan da solcu olunabilecek".. Herhalde meşe odunuyla kovalarlardı adamı! Ya da "Aklını yitirmiş garibim!" deyip yardım için doktora götürürlerdi.

Akıl alır gibi değil, değil mi? Hocanın geçmişteki bütün komikliklerini bir kenara bıraksak bile SkyTürk kanalında bir söyleşi programında söyledikleri ona ömür boyu yeter sanırım. Programda türlü siyasi icatlarından bahseden Oran, konu Soros'la olan ilişkisine gelince patlatıyor bombayı: "Ben onu bunu bilmem, aldığım paraya bakarım. Adam turuncu devrimciymiş, CIA'danmış beni ilgilendirmez."(1)

Evet.. "Şaka gibi" denir ya böyle durumlarda.. Aynen öyle!

Bütün dünyanın, ABD emperyalizminin başı çeken adamlarından biri olarak tanıdığı tanımladığı bir spekülatör için bırakın iki çift eleştirel laf etmeyi, nerdeyse övgüler düzecek hocam. Buna çok şaşırmadığımı söylemeliyim. ABD güdümlü şeriat savunucularının "muhafazakar demokrat" ilan edildiği bir ülkede elbette bir gün "Kapitalist sosyalist" de peydah olacaktı.

Bana kalırsa bu söylemiyle Sayın Oran yalnızca dünya siyasi literatürüne devrimci bir yaklaşım getirmiş olmuyor, aynı zamanda mantık biliminde de çığır açıyor. Şunu herkes bilsin ki, artık "Üçüncü halin imkansızlığı" diye bir ilkeden bahsedemeyiz! (2) Diyesi, basit bir önermeyle açıklayacak olursak -klasik mantığın bu kuralına göre- ; "Bir kadın ya hamiledir ya da değildir." Bunun arası, ortası olmaz..! Yani az hamilelik söz konusu değildir. Fakat bakın görün ki, Cem Uzan nasıl mazotu ve Şehrazat'ı 1 YTL yapmayı, "artık kızların teklif etmesini" vaadediyorsa, sayın hocamız Oran'da kadınlara yarım hamilelik vaat ediyor. 9 ay 10 günün yarısı ne ediyordu? Ben böyle anladım açıkçası! Yanlışım varsa düzeltsin. Yani hem Soros'çu hem sosyalist olunuyorsa, hem hamile olmak hem de olmamak mümkün olmalı. (Yoksa üniversitede mantıktan kalmamın haklı bir nedeni mi var?!)

Bu kadar utanmaz, bu kadar cahil ve bu kadar dışarıya bağımlı kalemleri olmamıştı bu ülkenin! Bu saçmalıklar beni manik depresif yaptı sanırım. Gülüp geçmek ile öfkeden kötü sözler etmek arasında gidip geliyorum.

Sonumuz hayrola!


Demir Büyüközkan
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

Dip Notlar

(1)Bu tırnak içi mealen aktarılmıştır tabi.. Programın kaydını bulan bir bakıversin.

(2) Konumuz burada mantık değil! Ancak kısaca değinelim ki, bizi de Oran'tısız sanmasınlar.

Klasik mantığın temel önermelerinden olan Üçüncü halin imkansızlığı için modern mantıkta çeşitli görüşler söz konusudur. Kısaca özetlemek gerekirse:

"Klasik mantıkta bir ifade sadece iki “doğruluk değeri” ne sahiptir; yani bir ifade ya doğru ya yanlıştır. Oysa “çok değerli mantıklar’ da, bir ifadenin ikiden fazla doğruluk değeri olabileceği kabul edilir. Öyle ki, örneğin üç, dört, hatta sonsuz doğruluk değerleri olabilir. Bu tür mantıklar, çoğunlukla klasik mantığın çelişki ve üçüncü halin olmazlığı ilkelerini dışta bırakırlar.

Sezgisel tip mantık, daha en başta klasik mantığın temel ilkelerinden olan üçüncü halin olmazlığı ilkesini bir yana atmakla, aslında çelişkiye dayanan bir mantık türüdür. Klasik mantıkta üçüncü halin olmazlığı ilkesi, aslında aksiyomlardan çıkarılır. Oysa sezgisel tip mantıkta, bu ilkenin başka türden aksiyomlardan çıkarılamayacağı gösterilmiştir.

Üçüncü halin olmazlığı ilkesinin aksiyomlar listesinden silinmesi halinde ortada çelişki diye bir şeyin olmayacağı görülür. Gerçi, üçüncü halin olmazlığı ilkesini, listeden “silmek”, onun yanlış olduğunu söylemek anlamına da gelmiyor. Hatta, Brower mantığında, üçüncü halin olmazlığı ilkesinin yanlış olduğunu söylemenin yanlış olacağı gösterilir.

Üçüncü halin olmazlığı ilkesini silmek, “doğru ile yanlış arasında” bir ara-değer olduğunu söylemek de değildir. Bu mantıkta aslında hiçbir şey savlanmaz, hiçbir şey değillenmez. Sadece, üçüncü halin olmazlığı ilkesinin dedüksiyon için kullanılamayacağını belirmekle yetinilir.

http://www.felsefeekibi.com/forum/forum_posts.asp?TID=35024&PN=1





 

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile