Başbakan açıkça tehdit etti; “bitaraf olan bertaraf olur” dedi. Biz de tarafımızı belli edelim, bertaraf olmayalım diye başladık araştırmaya. Öncelikle söylemek gerekir ki ulaştığımız noktada partiler falan yok. Sadece “evetçi” ve “hayırcı” iki bloğun çatışması var. Yaşanan, adeta ikinci bir İstiklal Harbi. Her iki taraf da ülkenin gerçek kurtarıcısı olduğunu iddia etmekte.Ülke kurtarmada samimi olanları göstermek ve bu kahraman savaşçıları tarihe not düşme adına bir tasnif yapalım istedik. Ne de olsa kazanan taraf “tarih yazmış” olacak.
Recep Bey’in “safınızı seçin” çıkışından sonra kimlerin hangi safta bulunduğuna bir göz atalım dedik. Öyle ya, adam gibi adamların safında bulunmak varken, kıytırıkların arasında yer almayalım istedik. Dahası, savaşta sonucu kazananın tayin edeceğinden hareketle, cephe güçlerine bir bakalım, “niyeti ülke hayrına” olanları yakından tanıyalım arzusuna kapıldık. Zaten ahali, anayasa paketinde ne var-ne yok bihaber. Varsa yoksa, kim EVETÇİ kim HAYIRCI galeyanı içindedeler.
Ama bir sıkıntı var. Medyanın bertaraf olmamak için bitaraflıktan vazgeçmeleri sonucu ahali sadece EVETÇİLERİ tanıyabiliyor. Kimlerin HAYIRCI olduğu sütun aralarında ya da gece haberlerinde iki kelimeyle geçiştiriliyor. Kısacası HAYIRCILAR aleyhine müthiş bir perdeleme ve kara propaganda söz konusu.
Halkımızı aydınlatma adına biz de kimlerin evetçi, kimlerin hayırcı olduğunu listeleyelim istedik. Çünkü bu halk doğruyu göremeyecek kadar kör değildir. Kimlerin yanında yer aldıklarını görürlerse eğer, şüphesiz “son kader tokadını” patlatacakları yüzler netleşecektir.
Evet-Hayır bloklarında tespit edebildiklerimizin listesi. (*)
İŞTE EVETÇİLER
Mesut Barzani, Celal Talabani, Fethullah Gülen, Fener Rum Patriği Bartholomeos, Barack Obama, J.Manuel Barroso, Cemil İpekçi, George Soros, Kibariye, Sezen Aksu, Nihat Doğan, Ahu Tuğba, Hasan Celal Güzel, Hilmi Özkök, Yaşar Büyükanıt, Kenan Evren, Fehmi Koru, Abdurrahman Dilipak, Mustafa Karaalioğlu, Nazlı Ilıcak, Ekrem Dumanlı, Mehmet Barlas, Şamil Tayyar, Mehmet Altan, Ahmet Altan, Yasemin Çongar, Mehmet Metiner, Hasan Karakaya, Taha Akyol, Hasan Cemal, Engin Ardıç, Emre Aköz, Ergun Babahan, Akif Beki, Ali Bulaç, Ahmet Taşgetiren, Oral Çalışlar, Cengiz Çandar, Ahmet Turan Alkan, Mümtaz’er Türköne, Gülay Göktürk, Nihal Bengisu Karaca, İbrahim Karagül, Yiğit Bulut ve diğerleri…
İŞTE HAYIRCILAR
Uğur Dündar, Oktay Ekşi, Ali Kırca, Emin Çölaşan, Melih Aşık, Mümtaz Soysal, Emre Kongar, Hasan Pulur, Banu Avar, Ahmet Hakan Coşkun, Yalçın Doğan, Abbas Güçlü, Özdemir İnce, Ali Sirmen, Yılmaz Özdil, Bekir Coşkun, Tufan Türenç, Mehmet Yılmaz, Nuray Mert, Hikmet Bila, Serdar Akinan, Deniz Som, Ertuğrul Özkök, Zafer Mutlu, Tayfun Devecioğlu, Fikret Bila, Necati Doğru, Yalçın Bayer, Sedat Ergin, Nail Güreli, Can Ataklı, Hikmet Çetinkaya, Güneri Cıvaoğlu, Güngör Mengi, Ruhat Mengi, Volkan Konak, Nihat Genç, Nasuh Mahruki, Tarık Akan, Kadir İnanır, Levent Kırca, Müjdat Gezen, Süleyman Demirel, Ahmet Necdet Sezer ve diğerleri…
Birde medya gruplarına bakalım;
EVETÇİ BASIN
Tarafsız TRT’nin bütün kanalları, Samanyolu, ATV, Samanyolu Haber, Bugün TV, Kanal 24, Kanal 7, Net TV, Kanaltürk, Beyaz TV, TGRT-Haber, Cine 5, Kanal A, Kral TV, NTV, Show TV, Haber Türk, Sky Türk, Kanal D, Star TV, CNN Türk, Fox TV, TV 8, Star, Zaman, Sabah, Yenişafak,Türkiye, Vakit, Bugün, Taraf, Takvim, Hürriyet, Milliyet, Vatan, Radikal ve Posta.
HAYIRCI BASIN
Halk TV, Ulusal Kanal, Avrasya, Kanal B, Cumhuriyet, Sözcü, Yeniçağ ve Ortadoğu.
Bu yönde bazı genellemelerde yapabiliriz. Yeniçağ yazarı Sebahattin Önkibar’ın kaleme aldığı Evet-Hayır gruplamasına bir göz atacak olursak; işte bazı tespitleri:
-Türkiyeliyim diyenler: EVET.
-Türküm diyenler: HAYIR.
- İbrahim’in dinindenim diyenler: EVET.
- Muhammed(sav)'i n dinindenim diyenler: HAYIR.
- ABD ve AB’ciler: EVET.
- Tam bağımsızlık diyenler: HAYIR.
- Sevr'ciler: EVET.
- Lozancılar: HAYIR.
- Federasyoncular: EVET.
- Üniterlik yanlıları: HAYIR.
- Mesut Barzani: EVET.
- Şehit Aileleri: HAYIR.
- Dinciler: EVET.
- Dindarlar: HAYIR.
-Rantiyeciler: EVET.
-İşsizler: HAYIR.
-Küreselcileri: EVET.
-Ulusalcılar: HAYIR.
-Büyük Market sahipleri: EVET.
-Mahalle Bakkalları: HAYIR.
-Gemi sahipleri: EVET.
-Kayıkçı ve kürekçiler: HAYIR
Yukarıda sayılan isimlerin; öyle ya da böyle, az ya da çok, ortadan ya da kıyıdan, açık ya da bukalemun, yalama ya da militan hiç fark etmez, bir biçimde taraf oldukları ortadadır.
Birde tarafsızmış gibi görünmeye çalışanlar var. Onların temel sorunu, akıllarıyla korkuları arasında sıkışmışlıktan kaynaklanmakta. Cesaretsizliklerini, tarafsızlık gibi kamufle etmeye çalışmaktalar.
Öte yandan topluma hakikatin bilgisini aktarmaktan sakınmış ve doğruyu gösterme cesaretini yitirmiş, sinmiş, yavşamış bir yazara aydın etiketi takmak ne derece doğrudur, tartışmalıdır. Oysa ki aydın, aklı ve vicdanı ile gerçekler arasında bağıntı kurarak ‘ulaşabildiği en doğru sonucu’ halkıyla paylaşma sorumluluğunu taşımaktadır. Kalemini satmış ya da saptırmış olan aydıncıklardan sorumluluk yüklenmeleri elbette beklenemez ama suyu bulandırmaları, halkın körleşmesine ve ülkemizin kaosa yelken açmasına neden olmaktadır ki, “mütareke dönemini” aratacak sonuçların ortaya çıkması bile muhtemeldir. Ayrıca ilave etmek gerekir ki, bu toprakların “her daim yeni Ali Kemaller yetiştirdiği” gerçeğinin, giderek Anadolu’nun kara yazgısına dönüştüğü de göz ardı edilmemelidir.
İşte saflar, işte meydan.
Ey ahali!..
Karar senin, vicdan senin…
Kubilay Kuday
(*)Alıntıların bir kısmı Sebahattin ÖNKİBAR’ın yazısından aktarılmıştır.



